<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>SAYFA16 | Bursa Haberleri, Bursaspor Haberleri, Bursa Son Dakika, Kültür Sanat Haberleri, Bursa Gazeteleri, Bursa Etkinlikleri, Bursa Konser</title>
    <link>https://www.sayfa16.com</link>
    <description>bursa gazeteleri, bursa haberleri, bursaspor haberleri, bursa kaza, bursa hava durumu, bursa son dakika, bursa konser, bursa gündem, bursa haber siteleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sayfa16.com/rss/bilim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 13 May 2026 20:22:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/rss/bilim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu'nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/anadolunun-ortadan-ikiye-ayrilmasi-soz-konusu-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/anadolunun-ortadan-ikiye-ayrilmasi-soz-konusu-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ve beraberindeki akademisyenler, uydu radar verilerini inceleyerek Türkiye'yi ikiye bölen 'Orta Anadolu Geçiş Zonu'nu tespit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Doç. Dr. Mustafa Softa ve Fırat Üniversitesi'nden Araştırma Görevlisi Elif Akgün, yıllar uydu radar verilerinden yararlanarak Türkiye'nin yer kabuğu hareketlerini inceledi.</p>

<p style="text-align:justify">Akademisyenlerin 'Orta Anadolu Tektonik Geçiş Bölgesi'nin Saptanması: Entegre Jeodezik (GNSS/InSAR) ve Sismik Verilerden Elde Edilen Kısıtlamalar' adıyla hazırladığı çalışma uluslararası bir bilimsel dergide yayımlandı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W667556 03" class="detail-photo img-fluid" height="2252" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/03/a-w667556-03.jpg" width="4000" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>'Orta Anadolu geçiş zonu karşımıza çıkıyor'</strong></p>

<p style="text-align:justify">Araştırmanın detaylarını anlatan Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, 'Şimdi normalde Anadolu bloğunun doğudan Arap plakası, batıda şuradan Afrika plakasının sıkıştırmasıyla Ege denizine doğru böyle batıya doğru bir kaçış yaptığını biliyoruz zaten. İyi bilindiği üzere Anadolu bloğu, Türkiye'nin tamamını kapsayan Anadolu, Ege denizine doğru batıya doğru bir hareket yapıyor, bir kaçma hareketi yapıyor. Biz bu hareketi bileşenlerine ayırdık, kuzey ve doğuya yönlü hareketlerini ayrıştırdık. Bunun neticesinde karşımıza şöyle bir tablo çıktı. Doğu kısma göre aşağıya güneye doğru hareket ediyor ve burada ortada bir geçiş zonu karşımıza çıkıyor. Biz buradaki geçmişten günümüze meydana gelen depremleri de inceledik ve burada şunu tespit ettik: Şu bölgede Doğu Anadolu fayı burada görüyorsunuz, Arap plakası burada Doğu Anadolu fayını sıkıştırıyor. Buradan da Afrika plakası daha yavaş bir hareketle sıkıştırıyor. Bunun neticesinde şurada ortada bir gerilim bölgesi ortaya çıkıyor. Bunun da 4.5 milyon yılda yani şuradaki S şekliyle aynı zaman diliminde meydana geldiğini görüyoruz. Depremler meydana gelebilir ama ilerleyen zamanda, Anadolu'nun milyonlarca yıldan bahsediyoruz tabii ki burada, milyonlarca yıl sonra her iki tarafının birbirinden ayrışması, ortadan ikiye bölünmesi söz konusu.' dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Antalya'dan Karadeniz Ereğli'ye sıfır hattı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye'nin doğusunun kuzeye, batısının ise güneye hareket ettiğini belirten Kutoğlu, 'Uzun yıllardır uydu radar verisiyle Türkiye'nin yer kabuğu hareketlerini inceliyoruz. Bu yer kabuğu hareketlerini daha derin bir analize tabi tuttuğumuzda, Ankara'nın doğusunda kalan kısmının kuzeye doğru hareket ettiğini, batısında kalan kısmının da güneye doğru hareket etmiş olduğunu tespit ettik. Tabii bunun neticesinde de Antalya'dan yukarıya doğru, Karadeniz Ereğli'ye doğru bir beyazla görmüş olduğumuz bir sıfır hattının olduğunu tespit ettik. Bu sıfır hattının doğusu yukarıya, batısı da aşağıya doğru hareket ettiği için sıfır hattı etrafında bir gerilim bölgesi meydana geliyor. Buna biz Orta Anadolu geçiş zonu adını verdik yaptığımız yayında. Bu Orta Anadolu geçiş zonu etrafında geçmiş yıllarda irili ufaklı depremler meydana gelmiş. Bu da bu hattın varlığını doğrular nitelikte. Bu durum bize şunu gösteriyor: Bu gerilim devam ettiği sürece, bu şekilde devam ettiği sürece, Türkiye'nin doğusu, Ankara'nın doğuda kalan kısmı yukarıya, batısında kalan kısmı aşağıya devam edecek ve bu milyonlarca yıllık bir süreç içerisinde bu miktar kilometrelere ulaşabilir ve neticesinde Anadolu'nun ortadan ikiye ayrılması söz konusu olabilir. İlerleyen zamanda, yüz binlerce yıl, milyonlarca yıldan bahsediyoruz, büyük gerilimler birikerek burada büyük boyutta depremlerin de meydana gelmesi söz konusu olabilir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Doğu Anadolu Fayı V şeklini aldı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Arap ve Afrika plakalarının hız farkının Doğu Anadolu fayını şekillendirdiğini vurgulayan Kutoğlu, 'Bu yaptığımız çalışmada tespit ettiğimiz şeylerden bir tanesi de şu, Doğu Anadolu fayının bugünkü şeklini almasında da bu hareketlerin önemli bir nedeni var. Ortaya çıkan bu tablo, Arap plakasının Afrika plakasından yılda 1.2 santimetre daha hızlı hareket etmesinden kaynaklanıyor. Doğu Anadolu fayı geçmişte, Kuzey Anadolu fayına bu hareket dikkate alındığında, Kuzey Anadolu fayına dik bir konumda bulunuyor olmalı. Ama zaman içerisinde Afrika plakası hızla Anadolu'nun içerisine girerek Doğu Anadolu fayının bir V şeklini almasına neden olmuş. Tabii bu hareket devam ettiği içerisinde, devam ettiği için de zaman içerisinde Doğu Anadolu fayının kuzeyinin giderek Kuzey Anadolu fayına yaklaşması ve sonunda onunla birleşmesiyle sonuçlanabilir uzun jeolojik süreçler içerisinde. Hatay'dan yukarıya doğru da yine Kuzey Anadolu fayını kesen bir dik fay hattının meydana gelmesi söz konusu olabilir. Bu çalışma bize bu sonuçları gösterdi.' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">'Tam kapanma meydana gelebilir'</p>

<p style="text-align:justify">Plakaların hareketiyle gelecekte yeni fay oluşumlarının görülebileceğine dikkat çeken Kutoğlu, sözlerini şöyle tamamladı: 'Anadolu.. Afrika... itibaren Anadolu bloğunu sıkıştırıyor. Bu demektir ki buradaki hareketlere., baktığımız zaman zamanında Afrika bloğu buradan Kuzey Anadolu fayına yaklaşacak ve bir süre sonra da kapanma, tam kapanma meydana gelebilir. Ama bu süpürme neticesinde de şuradan yukarıya doğru bir yeni oluşumun meydana gelmesi söz konusu.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/anadolunun-ortadan-ikiye-ayrilmasi-soz-konusu-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/03/a-w667556-01.jpg" type="image/jpeg" length="96211"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilime En Çok Güvenen Ülkeler Açıklandı. Türkiye İlk 10'da!]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/bilime-en-cok-guvenen-ulkeler-aciklandi-turkiye-ilk-10da</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/bilime-en-cok-guvenen-ulkeler-aciklandi-turkiye-ilk-10da" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[71.922 kişiyle yapılan araştırmaya göre, ülkemiz, bilim insanlarına Norveç, Finlandiya gibi gelişmiş ülkelerden bile daha fazla güveniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Dünya genelinde&nbsp;<strong>71.922 kişinin katılımıyla</strong>&nbsp;önemli bir anket çalışması gerçekleştirildi. Bu anketin amacı, sıradan bireylerin<strong>&nbsp;bilim insanlarına ne kadar güvenliklerini&nbsp;</strong>ortaya koymaktı.</p>

<p style="text-align:justify">Yapılan araştırma,&nbsp;<strong>küresel çapta bilim insanlarına güvenildiğini&nbsp;</strong>gözler önüne serdi. Anketin 1 ila 5 arasında olan derecelendirme sistemi, yapılan inceleme sonucunda&nbsp;<strong>3,62 puanla</strong>&nbsp;bireylerin bilim insanlarına güvendiklerini gözler önüne serdi. Bilim insanları yeterlilik, iyilikseverlik, dürüstlük ve açıklık kategorilerinde değerlendirildi.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"><img height="2614" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2025/01/1ad4f8fe53a6acceddc930aa9f0f7a9cf56d65a6.jpeg" width="2165" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>TÜRKİYE 8. SIRADA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Yapılan araştırmada ülkemizde&nbsp;bilim insanlarına güven seviyesi, dünya ortalamasının üzerinde&nbsp;<strong>3,9 puan&nbsp;</strong>olarak ölçüldü. Türkiye, araştırmaya dahil edilen 69 ülke arasında sekizinci sırada yer alıyor. Listenin daha üst kısmında sadece İspanya ile Avustralya, gelişmiş ülkeler seviyesinde yer alıyor.&nbsp;<strong>Mısır&nbsp;</strong>birinci sırada yer alırken Hindistan ikinci, Nijerya ise üçüncü sırada.</p>

<p style="text-align:justify">Araştırmaya göre ABD, Kanada ve diğer Avrupa ülkeleri, bilim insanlarına&nbsp;<strong>Türkiye kadar güvenmiyor</strong>. Bu bağlamda; ABD'nin güven puanı 3,86, Kanada'nınki ise 3,81.<strong>&nbsp;Almanya'nın&nbsp;</strong>bilim insanlarına güven puanı 3,49 iken komşumuz Yunanistan'ın puanı 3,39.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/bilime-en-cok-guvenen-ulkeler-aciklandi-turkiye-ilk-10da</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jan 2025 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2025/01/bilimin-anlami-ya-da-bilim-ne-ise-yarar.jpg" type="image/jpeg" length="57903"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meteoroloji uyardı: İzlanda soğuğu geliyor]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/meteoroloji-uyardi-izlanda-sogugu-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/meteoroloji-uyardi-izlanda-sogugu-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü de Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında şiddetli rüzgarın beklendiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Meteoroloji Genel Müdürlüğü ise rüzgara karşı vatandaşları uyardı.&nbsp;<br />
<br />
Açıklamada, "Rüzgarın genellikle güneyli, Marmara, Karadeniz ve Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğu yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Ulaşımda aksamalar, çatı uçması ve kar savrulması gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/meteoroloji-uyardi-izlanda-sogugu-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jan 2025 09:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2025/01/lzr-m8g-m-rfk-ceth3qq9z6x-a.webp" type="image/jpeg" length="74515"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Akşam 'Mavi Ay' Yaşayacağız]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/bu-aksam-mavi-ay-yasayacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/bu-aksam-mavi-ay-yasayacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dolunay, 19 Ağustos Pazartesi günü gerçekleşecek. Saat 21.25’de Kova burcunda 27 derecede bir Dolunay olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Süper mavi dolunay, hem Ay'ın Dünya'ya yakın olduğu ve daha büyük göründüğü, hem de bir yıl içinde ikinci kez dolunayın meydana geldiği bir durumu ifade eder. Bu olay oldukça nadirdir ve genellikle gökyüzü gözlemcileri için büyük bir ilgiyi ve heyecanı beraberinde getirir.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">19 Ağustos dolunayı yaz ayları içerisinde meydana gelecek dört dolunaydan üçüncüsü olacak. Bu yüzden Mavi Ay ismini alıyor. Yazın ilk dolunayına erken yaz ayı, ikincisine yaz ortası ayı ve sonuncusuna geç yaz ayı deniyor. Ancak belirli bir mevsimde dört ay olduğunda, üçüncüsüne “Mavi” Ay deniyor. Böylece dördüncü ve sonuncusu geç ay olarak adlandırılıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yılın en zor görünümlerinden biri olan 19 Ağustos Kova dolunayı kolektif açıdan önümüzdeki 3 aya yayılacak önemli etkilere sahip. Eylül ayında gerçekleşecek Ay tutulması koridorundayız. Bazı bireysel hayatlarda beklenmedik sarsıntılar yaşanırken, doğum haritasında iyi etkiler almış bazı kişiler hem korunabilir, hem fırsatlarla karşılaşabilir.</p>

<p style="text-align:justify"><img height="410" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2024/08/whatsapp-image-2024-08-19-at-110850.jpeg" width="730" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Venüs ve Ay&nbsp;</strong><strong>–&nbsp;</strong><strong>19 Ağustos</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">19 Ağustos’ta,&nbsp; Güneş’ten sonra gelen ikinci mükemmel gezegene, Venüs’e, bugün şafak sökerken küçülen hilal arkadaşlık ediyor. Bu kozmik ikili, ufuğa yakın noktada, harika bir fotoğraf çekme şansı sunacaktır.</p>

<p style="text-align:justify">Dolunay, 19 Ağustos Pazartesi günü gerçekleşecek. Saat 21.25'de Kova burcunda 27 derecede bir Dolunay olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/bu-aksam-mavi-ay-yasayacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 19 Aug 2024 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/08/0x0-super-mavi-dolunay-ne-zaman-2024-mavi-dolunay-bu-gece-mi-iste-dolunayin-etkileri-1724007823762.png" type="image/jpeg" length="29204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzayda mahsur kalan astronotların kaderi belirsiz]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/uzayda-mahsur-kalan-amerikali-astronotlarin-kaderi-belirsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/uzayda-mahsur-kalan-amerikali-astronotlarin-kaderi-belirsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA Boeing mekiğinin arızalanması sonucu yaklaşık iki aydır uzay istasyonunda mahsur kalan iki astronotunun gelecek yıla kadar uzay istasyonunda tutulup tutulmayacağına henüz karar vermediklerini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><strong>NASA, </strong>aslında iki hafta için uzay istasyonuna gönderilen ancak Boeing'in Starliner mekiğinin arızalanması sonucu uzay istasyonunda haziran başından beri mahsur bekleyen iki astronotun Dünya'ya dönüşüne ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p style="text-align:justify">Basın toplantısında konuşan<strong> NASA'nın uzay operasyonları misyonu yöneticilerinden Ken Bowersox,</strong> astronotların dönüşüne ilişkin kesin bir tarih olmadığını duyurdu.</p>

<p style="text-align:justify">Bowersox, uzay istasyonunda kalan Butch Wilmore ve Suni Williams adlı astronotların SpaceX'in 2025 Şubat’ta yapacağı sefere kadar Uluslararası Uzay İstasyonu'nda tutulup tutulmayacağına ilişkin kararının birkaç hafta içinde alınacağını açıkladı.</p>

<p style="text-align:justify"><img class="" height="900" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2024/08/starlinerjpg-g-q-l-dph22p0-ogbg2-y8-y-f3yg.jpg" width="900" /></p>

<p style="text-align:justify">Bowersox, ayrıca arızalı Boeing mekiğini Dünya'ya boş olarak dönmesini sağlayıp sağlamama konusunda da henüz karara varılmadığını bildirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Starliner mekiğindeki sorunun giderilmesini bekleme seçeneği dışında, SpaceX'in Şubat 2025'teki seferinde 4 astronot yerine iki koltuğun boş gönderilip Wilmore ile Williams'ın bu mekikle geri getirilmesi ihtimalinin de astronotları kurtarmak için düşünülen seçenekler arasında yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Boeing, iki ertelemenin ardından 5 Haziran'da iki NASA astronotunu taşıyan Starliner mekiğini ilk kez uzaya yollamıştı. Helyum sızıntısı tespit edilen Starliner mekiğinde yapılan incelemelere rağmen sorunun kaynağı bir türlü bulunamamış ve Dünya'ya dönüşü dört kez ertelenmişti.</p>

<p style="text-align:justify">61 yaşındaki Wilmore ve 58 yaşındaki Williams iki aydır uzayda ve ne zaman geri dönecekleri meçhul.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/uzayda-mahsur-kalan-amerikali-astronotlarin-kaderi-belirsiz</guid>
      <pubDate>Thu, 15 Aug 2024 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/08/2e5de5b0-558d-11ef-9ae6-47d584e77449jpg.webp" type="image/jpeg" length="97208"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karacabey'e astropark geliyor]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/karacabeye-astropark-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/karacabeye-astropark-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, geçtiğimiz günlerde rekor bir katılımla gerçekleşen ‘Perseid Meteor Yağmuru Karacabey Gözlem Etkinliği’ni değerlendirdi. Son yıllarda bu tarz etkinliklerin ilgi görmesinin mutluluk verici olduğuna değinen Karabatı, Karacabey’de de bir astropark projesi üzerine çalıştıklarını duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bu yıl 5.si düzenlenen ve Karacabey Belediyesi ev sahipliğinde hayata geçirilen Meteor Yağmuru Gözlem Etkinliği, Bursa’nın Karacabey ilçesine bağlı Yeniköy sahilinde gerçekleşti. Her yıl katlanarak artan ilgiyle gerçekleşen etkinlik bu yıl da 20 binden fazla insanı sahilde ağırladı.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye’nin bu alanda yapılan en büyük organizasyonunu gerçekleştirdiklerini belirten Karabatı, “Türkiye’nin en büyük gözlem etkinliğini yaptığımızı söyleyebiliriz. Gelen katılımcılar ve uzmanlarla yaptığımız görüşmeler bunu doğruluyor ve bu buluşma aslında bilimsel sunumlarla da destekleniyor. Tüm bunların yanında organizasyon artık gözlem etkinliği olmasının yanı sıra bilim şenliğine de dönüştü diyebiliriz. Uzaydan okyanusların en dibine, çeşitli alanlarda uzman isimler gece yarısına dek çeşitli konularda sunumlarla sahnedeydi” dedi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W263226 06" class="detail-photo img-fluid" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2024/08/a-w263226-06.jpg" / width="4600" height="3067"></p>

<p style="text-align:justify">Bu yıl etkinliğin onur konuğu TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç oldu. Ataç konuşmasında, “Böyle bir kalabalığı böyle bir amaçla bir arada görmek ülke adına mutluluk verici. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>“Önümüzdeki yılın hazırlıklarına şimdiden başladık”&nbsp;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Belediye Başkanı Fatih Karabatı etkinliğe dair yaptığı yorumda, “Rekor bir katılıma ulaşan bu buluşmanın ev sahibi olmak mutluluk verici. Çok değerli sunumlar dinledik. Gece yarısı olunca sunumların yerini bu kez gökyüzü gözlemi aldı. Tüm ışıklar kapatılarak herkesin daha parlak bir gökyüzüne bakmasına imkân sağlandı. 20 bin kişinin katıldığı ücretsiz bir etkinlikte sağladığımız düzen ve kontrol mekanizması ile herkesten çok olumlu tepkiler aldık. Önümüzdeki yılın hazırlıklarına da şimdiden başladık” dedi.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">Sunumlardan önce Belgesel Yapımcısı Tahsin Ceylan’ın ödüllü iki belgeseli, Orman Genel Müdürlüğü ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün kısa filmleri dev ekranla seyircilere yansıtıldı. Bunların yanında Yuvam Dünya Derneği tarafından hazırlanan ‘Kayıp, Hasar ve Umudun Melodisi’ adlı klip çalışması ile Anadolu Ajansı’nın 2024 yılına ait çarpıcı fotoğraflardan oluşan seçkisi de gösterimde yer aldı.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">Bu yıl İranlı gökyüzü fotoğrafçısı Majid Ghohroodi’de astrofotoğrafçılık üzerine anlatımlarda bulundu. Majid konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ”Bir gün İran'da böyle bir olay görmek isterim. Karacabey şehrinde Türk dostların düzenlediği meteor yağmuru etkinliği izlediğim en iyi astronomi programlarından biriydi. Bu vizyon genişliğinden ve büyük çabalarından dolayı tüm dostları tebrik ediyorum” ifadelerine yer verdi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Karacabeye Astropark Geliyor 2 1723104933" class="detail-photo img-fluid" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2024/08/karacabeye-astropark-geliyor-2-1723104933.jpg" / width="760" height="450"></p>

<p style="text-align:justify">Gösterimlerin ardından ise NASA’dan ayrılıp Türkiye’ye dönme kararı alan Astrofizikçi Dr. Umut Yıldız, Astronom Gizem Çoban, Anatomi Araştırmacısı Dr. Pedram Türkoğlu, Hidrobiyolog Akın Karahan gibi uzmanlar sunumlarıyla sahnede yer alırken Yaban Hayatı Fotoğrafçısı Ali Şenel, Melih Özbek ve Alper Tüydeş de davetlilere doğa üzerine çeşitli sunumlar gerçekleştirdi.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>”Şehrimize bir astropark oluşturmayı planlıyoruz”&nbsp;</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Belediye Başkanı Fatih Karabatı konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, ”Karacabey’in bu etkinlikle yeni bir değer kazandığını söyleyebiliriz. Bu konuyu, ‘şehrimize daha verimli nasıl yapabiliriz?’ sorusunu mesai arkadaşlarımızla birlikte ele aldık. Bir iki alternatifle birlikte şehrimize bir astropark ile gökyüzü gözlemcilerini yıl boyu ağırlayabileceğimiz bir alan oluşturmayı planlıyoruz. Konuyla ilgili diğer kurumlarla da görüştükten sonra hızlıca sonuçlandırıp yeni ve alternatif turizm hareketlerinden bölgemize kazanım elde etmek istiyoruz” dedi.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/karacabeye-astropark-geliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Aug 2024 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/08/karacabey-e-astropark-geliyor-1723104718-159-large.webp" type="image/jpeg" length="33611"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin ilk ‘Karanlık Gökyüzü Parkı’ Bursa’da açılıyor]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/turkiyenin-ilk-karanlik-gokyuzu-parki-bursada-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/turkiyenin-ilk-karanlik-gokyuzu-parki-bursada-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından İnegöl ilçesi Başalan Yaylası’nda kurulan Türkiye’nin ilk ‘Karanlık Gökyüzü Parkı, 10-11 Ağustos tarihlerinde açılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Dünyada sadece 92 farklı örneği bulunan Karanlık Gökyüzü Parkı’nda atölyelerden drama ve oyun etkinliklerine, perseid göktaşı yağmuru gözleminden fikir yarışmasına kadar birçok etkinlik yapılacak.<br />
<br />
Günümüzde insanlar gökyüzüne baktığında kuzeyden güneye uzanan Samanyolu galaksisinin milyarlarca yıldızdan oluşturduğu ışıklı yolu göremezken, takım yıldızlarını veya gezegenleri seçebilmek çıplak gözle imkansız hale geldi. Bu durumun en önemli nedeni ise ışık kirliliği. Dünyanın her yerinde dış aydınlatmalar elektrik tüketimindeki payını her geçen gün artırırken, ışık kirliliği de önemli bir çevre sorunu haline geldi. Kontrolsüzce yapılan aydınlatmalar gökyüzünün fon parlaklığını arttırırken, gökcisimlerini görünmez kılıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img height="1080" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2024/08/34536-m-t-y2-yj-fj-yj-3.jpeg" width="1080" /><br />
<br />
Daha yaşanabilir ve temiz bir kent için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, Uluslararası Karanlık Gökyüzü Birliği’nin belirlediği standartlara uygun olarak Türkiye’nin ilk ‘Karanlık Gökyüzü Parkı’nı Bursa’ya kazandırıyor. Dünyada sadece 92 örneği bulunan Karanlık Gökyüzü Parkı projesi, ışık kirliliğinden en az etkilenen İnegöl ilçesi Başalan Yaylası’nda 10-11 Ağustos Cumartesi ve Pazar günleri hayata geçirilecek. Başalan Yaylası’nın doğal dokusu korunarak hazırlanan park, turizmin çeşitlendirilmesi ve macera turizmine yönelik çalışmalar için tematik bir alan olacak.</p>

<p style="text-align:justify"><img height="1080" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2024/08/34536-m-t-y2-yj-fj-yj-4.jpeg" width="1080" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Doğa ve astronomi meraklıları iki gün boyunca astronomi, doğa gözlemleri ve çeşitli atölyelerle dolu dolu bir deneyim yaşamı fırsatı bulacak. Gün boyunca teleskop yapım aşamaları ve astro fotoğrafçılık gibi çeşitli atölyeler, drama ve oyun etkinlikleri, vaka çalışmaları, karaoke ve müzik dinletisi, astronomi üzerine sohbetler yapılacak. Gece saatlerinde ise katılımcılar perseid göktaşı yağmurunu gözlemleyebilecek. Etkinlikler kapsamında fikir yarışması da düzenlenerek katılımcılar çeşitli ödüller kazanma fırsatı bulacak.<br />
<br />
Detaylı bilgi ve kayıt için aşağıdaki link ziyaret edilebilir;<br />
<a href="https://podio.com/webforms/29739554/2460059" rel="nofollow">https://podio.com/webforms/29739554/2460059</a></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, BURSA</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/turkiyenin-ilk-karanlik-gokyuzu-parki-bursada-aciliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 06 Aug 2024 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/08/34536-m-t-y2-yj-fj-yj.jpg" type="image/jpeg" length="16027"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya'nın Yaşam Tarihi Yeniden Yazılıyor!]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/dunyanin-yasam-tarihi-yeniden-yaziliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/dunyanin-yasam-tarihi-yeniden-yaziliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gabon'da yapılan bir keşif, tarihi bir buçuk milyar yıl geriye götürebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Dünyada yaşamın geçmişi sanılandan çok daha eski olabilir.<br />
<br />
Gabon'da kaya oluşumlarını inceleyen&nbsp;bilim&nbsp;insanları, karmaşık organizmaların günümüzden 2 milyar 100 milyon yıl önce ortaya çıktığına dair yeni kanıtlar bulduklarını açıkladı.<br />
<br />
Franceville kenti yakınlarında 2010'da, karmaşık çok hücreli canlılara ait olduğu düşünülen 250 fosil benzeri kalıntı bulunmuştu.</p>

<p style="text-align:justify">2.1 milyar yıl öncesine tarihlenen bu kalıntıların karmaşık canlılara ait olup olmadığı konusunda tartışmalar sürerken, yeni bulgular ortaya çıktı.<br />
<br />
Birleşik Krallık'taki Cardiff Üniversitesi araştırmacıları, kalıntıların bulunduğu alandaki kayalarda, yaşama elverişliliğin göstergesi olan oksijen ve fosfor gibi maddeler bulunduğunu tespit etti. Keşif, bulunan kalıntıların gerçekten de karmaşık çok hücreli canlılara ait olduğu düşüncesini güçlendirdi.<br />
<br />
Çok hücreli ve sporlar aracılığıyla üreyen organizmaların yaşam alanının sadece bölgedeki bir iç denizle sınırlı kaldığı ve Dünya çapına yayılmadığı ifade ediliyor.<br />
<br />
Bazı bilim insanları ise açıklamalara şüpheyle yaklaşıyor. Uzmanlar ise besin çeşitliliğinin karmaşık yaşamın ortaya çıkması için tek koşul olmadığı görüşünde.<br />
<br />
Halıhazırda bilinen en eski çok hücreli karmaşık canlılar 635 milyon yıl öncesine tarihlendirilmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Franceville deki keşfin teyit edilmesiyle birlikte, karmaşık yaşamın evrimi 1.5 milyar yıl geriye sıçrayabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/dunyanin-yasam-tarihi-yeniden-yaziliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jul 2024 13:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/07/42r4ry6.webp" type="image/jpeg" length="38806"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin Kanser Görüntülerini Okuyabilen Yapay Zeka Modeli Geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/cin-kanser-goruntulerini-okuyabilen-yapay-zeka-modeli-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/cin-kanser-goruntulerini-okuyabilen-yapay-zeka-modeli-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Modelin 50'ye yakın kanser vakasında yüzde 95'in üzerinde doğruluk oranına ulaştığı belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Çinli bir bilimsel araştırma ekibi, kanserin&nbsp;<strong>patolojik</strong>&nbsp;görüntülerini detaylı okuyabilen çok yönlü bir yapay zeka modeli geliştirdi.<br />
<br />
<strong>Çin</strong>'de bulunan Hava Kuvvetleri Tıp Üniversitesi,&nbsp;<strong>Tsinghua Üniversitesi</strong>&nbsp;ve yapay zekaya bağlı teknolojileri üreten SenseTime'dan araştırmacılar, ülkedeki yerel verilerden yaklaşık 300 bin dijital patoloji görüntüsü kullandı.<br />
<br />
Araştırmada, çok yönlü yapay zeka modelinin 20'den fazla organı analiz edebildiği belirtildi. Bunların içerisinde pan-kanser sınıflandırması, lezyon tanımı, çoklu kanser ve&nbsp;<strong>biyobelirteç</strong>&nbsp;değerlendirmesi gibi maddelerin de bulunduğu aktarıldı.<br />
<br />
"<strong>PathOrchestra</strong>" adı verilen çok yönlü yapay zeka uygulamasının 50'ye yakın kanser vakasında yüzde 95'i aşan bir doğruluk oranına ulaştığı kaydedildi.<br />
<br />
Uygulamanın Çin'in<strong>&nbsp;yapay zeka</strong>&nbsp;alanındaki hızlı büyümesinin bir göstergesi olduğu da belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/cin-kanser-goruntulerini-okuyabilen-yapay-zeka-modeli-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jul 2024 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/07/s-b-x-h-s-g-y.jpg" type="image/jpeg" length="62038"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın Dönüşü Yavaşladı Günler Uzadı]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/dunyanin-donusu-yavasladi-gunler-uzadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/dunyanin-donusu-yavasladi-gunler-uzadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD, İsviçre ve Kanada’dan araştırmacılar, iklim değişikliğinin Dünya’nın dönüş hızını yavaşlatarak günleri uzattığını tespit etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Dünyanın dönüş hızının yavaşlaması ve günlerin uzaması, iklim değişikliğinin neden olduğu bir dizi etkiden biridir. ABD, İsviçre ve&nbsp;Kanada’dan araştırmacılar, bu durumu Grönland ve Antarktika’daki buz tabakalarının erimesi sonucu ekvator çevresinde daha fazla su kütlesinin birikmesiyle ilişkilendirdiler. Bu durum,&nbsp;Dünya'yı daha "basık veya şişman" hâle getirerek dönüş hızını yavaşlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Araştırma, 1900-2000 yılları arasında Dünya’nın dönüş hızının yüzyıl başına 0,3 ile 1 milisaniye arasında yavaşladığını, ancak 2000'den itibaren buzulların erimesi hızlandıkça bu oranın 1,3 milisaniyeye yükseldiğini ortaya koydu. Eğer sera gazı emisyonları azalmazsa, bu oranın 2100 yılına kadar 2,6 milisaniyeye çıkacağı ve bu durumun gün uzunluğunu önemli ölçüde etkileyebileceği belirtiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu değişim milisaniyeler ölçeğinde olsa da, internet trafiği, finansal işlemler ve GPS sistemleri gibi hassas zamanlamaya dayanan sistemlerde aksamalara yol açabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/dunyanin-donusu-yavasladi-gunler-uzadi</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jul 2024 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/07/sdishuhudes.jpg" type="image/jpeg" length="74925"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milyarder İş İnsanı Yaşlanmamak İçin Her Yolu Deniyor]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/milyarder-is-insani-yaslanmamak-icin-her-yolu-deniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/milyarder-is-insani-yaslanmamak-icin-her-yolu-deniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milyarder Bryan Johnson, "sonsuz gençlik" arayışı uğruna yeni bir teknoloji daha kullandı. "Genç İsveç kemik iliği nakli" olarak bilinen bu yöntem, yaşa bağlı hasarın onarılmasını, canlılığı geri kazandırmayı ve gelecekte vücutta gerçekleşecek bozulmayı önlemeyi amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Milyarder Bryan Johnson, "sonsuz gençlik" arayışı uğruna yeni bir teknoloji daha kullandı.</p>

<p style="text-align:justify">Yaşlanma karşıtı yolculukta "genç İsveç kemik iliği" nakli, son teknoloji bir kök hücre prosedürü olarak biliniyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img src="https://image.patronlardunyasi.com/static/content/24-07/12/bryan-johnson-ic.jpg" width="700" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>YAŞINI KÜÇÜLTMEYE ÇALIŞIYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kaliforniyalı biyohacker Bryan Johnson, son birkaç yıldır yaşını küçültme misyonuyla "sonsuz gençlik" arayışına milyonlarca dolar harcadı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><img src="https://image.patronlardunyasi.com/static/content/24-07/12/bryan-johnson-ic-2.jpg" width="700" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>EKLEM SAĞLIĞI İÇİN İSVEÇ İLİĞİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Johnson son olarak omuzlarına, kalçalarına ve dizlerine 300 milyon genç İsveç kemik iliğinden kök hücre enjekte ettirmek için Bahamalar'a gitti.</p>

<p style="text-align:justify">Johnson, bu sayede 18 yaşındaki eklem sağlığına geri dönmeyi hedefliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Genç İsveç kemik iliğinden alınan kök hücreler, hastanın ömrünü uzatmayı ve eklem sağlığını iyileştirmeyi amaçlanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">46 yaşındaki Johnson, bu operasyonu vücudundaki toplam kemik mineral yoğunluğunu eşitlemek amacıyla geçirdi.</p>

<p style="text-align:justify"><img src="https://image.patronlardunyasi.com/static/content/24-07/12/bryan-johnson-ic-3.jpg" width="700" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>HEDEF 18 YAŞINA DÖNMEK</strong></p>

<p style="text-align:justify">Her eklem kök hücresi vücudun onarım sistemidir.</p>

<p style="text-align:justify">Sağlıklı genç İsveç hücresi nakli ise tüm önemli eklemleri geleceğe hazırlamayı ve kişiyi 18 yaşına bir adım daha yaklaştırmayı hedefliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu nakil ile yaşa bağlı normal hasarın onarılması, canlılığı geri kazandırmak ve gelecekteki bozulmayı önlemek amaçlanıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>300 MİLYON HÜCRE NAKLEDİLDİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kök hücreler, sıvı nitrojenle dolu kriyo tanklarında taşınarak İsveç'ten Bahamalar'daki kliniğe kadar 8 bin kilometre yol kat etti.</p>

<p style="text-align:justify">Hücreler iki parça halinde enjekte edildi; bir gün 150 milyon, ertesi gün 150 milyon.</p>

<p style="text-align:justify">Birinci gün her iki dizine ve sağ kalçasına enjeksiyon yapılırken, ikinci gün sol kalçasına ve her iki omuzuna odaklanıldı. Her ikisine de lokal anestezi uygulandı.</p>

<p style="text-align:justify">Tedavinin işe yarayıp yaramadığını değerlendirmek için altı ay sonra Johnson'ın eklemleri tekrar MRI ile kontrol edilecek.</p>

<p style="text-align:justify"><img src="https://image.patronlardunyasi.com/static/content/24-07/12/bryan-johnson-ic-4.jpg" width="700" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>SONSUZ GENÇLİK ARAYIŞI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Johnson'ın sonsuz gençlik arayışında deneysel tedavilere maruz kalması ilk kez olmuyor. Haziran ayında, "gençlik pınarı" arayışı sırasında 20 bin dolarlık bir tedavi için uzak bir adaya gittiğini açıkladı.</p>

<p style="text-align:justify">Artık her 19 ayda bir yaşlandığını ve biyolojik yaşını toplamda beş yıl geriye çektiğini iddia ediyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>YAŞLANMA SÜRECİNİ DÜŞÜRDÜ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Milyoner iş insanı daha önce de biyolojik bir buluş paylaşmış ve yaşlanma sürecini 0,64 oranında azalttığını iddia ederek bunun "kişisel rekoru" olduğunu söylemişti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>18 YAŞINDA BİRİNİN FİZİĞİNE SAHİP</strong></p>

<p style="text-align:justify">2020 yılında ilk kez sıkı bir programa başlayan sporcu, 37 yaşında birinin kalbine, 28 yaşında birinin cildine ve 18 yaşında birinin fiziğine sahip olduğunu iddia ediyor.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/milyarder-is-insani-yaslanmamak-icin-her-yolu-deniyor</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jul 2024 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/07/a-f-a-e-s-d.webp" type="image/jpeg" length="91098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[4 Bin Yıl Öncesine Ait Tablet: Dünyanın İlk Müşteri Şikayetini İçeriyor]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/4-bin-yil-oncesine-ait-tablet-dunyanin-ilk-musteri-sikayetini-iceriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/4-bin-yil-oncesine-ait-tablet-dunyanin-ilk-musteri-sikayetini-iceriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Müşteri şikayetlerinin ilk örneği 4 bin yıl öncesine ait Mezopotamya'da bulunan bir tablette ortaya çıktı. Bakır tüccarı olan Ea-naşir'e yöneltilen "sana acı çektireceğim" ifadelerinin de yer aldığı ve dünyanın eski eski müşteri şikayeti olarak Guinness Dünya Rekoru'na sahip tabletin detayları.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Müşteri şikayetlerinin ilk örneği, 4 bin yıl öncesine ait bir Mezopotamya tabletinde ortaya çıktı.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">Bakır tüccarı Ea-naşir'e yöneltilen "sana acı çektireceğim" ifadelerinin yer aldığı tablet, dünyanın en eski müşteri şikayeti olarak Guinness Dünya Rekoru'na sahip.</p>

<p style="text-align:justify">Arkeolog&nbsp;Sir Leonard Woolley, şu anki&nbsp;Irak&nbsp;sınırlarında yer alan Ur kentinde 2015 yılında bir dizi çivi yazısıyla yazılmış tablet keşfetti.</p>

<p style="text-align:justify">Keşifler arasında Nanni adında hoşnutsuz bir tüccarın şikayetlerinin yer aldığı bir tablet de vardı.&nbsp; M.Ö 1750 yılında ait olan tablet o dönem&nbsp;Mezopotamya'da konuşulan Akadca yazılmıştı.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">Nanni adlı tüccar, Ea-nāṣir'e vaadettiği gibi kaliteli bakır vermediğini kendisine ve elçisine kötü davrandığını ve gümüş borucu olduğunu yazmıştı.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"ALMAK İSTEMİYORSANIZ GİDİN"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Nanni'nin yazdıklarına göre Ea-nāṣir Nanni'nin ulağına&nbsp; "Almak istiyorsan al, almak istemiyorsanız gidin!" demişti.<br />
<br />
Nanni hem kendisine gelen düşük kaliteli bakıra hem de tüccarın yardımcısına davranışına çok öfkelendi. "Burada sizden kaliteli olmayan hiçbir bakırı kabul etmeyeceğim" diye yanıt vererek "Ben (bundan sonra) külçeleri, kendi avlumda/şantiyemde tek tek kendim seçerek alcağım, ve sana karşı reddetme hakkımı kullanacağım çünkü beni böyle hor gördüğün için sana acı çektireceğim." ifadelerini kullandı.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"ELEŞTİREL OLMAYIN"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Gelen şikayetler üzerine&nbsp;Babilli tüccarın bir notu da günümüze ulaştı. Mektupta Ea-nāṣir, Šumum-libši adında bir adama ve bir bakırcıya, iki adam kayıp bir metali aramak için yanlarına geldiğinde aşırı tepki göstermemelerini, "Eleştirel olmayın korkmayın!" diye ifade etmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Tablet bugün British Museum koleksiyonlarının bir parçası olarak&nbsp;Londra'da sergileniyor.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/4-bin-yil-oncesine-ait-tablet-dunyanin-ilk-musteri-sikayetini-iceriyor</guid>
      <pubDate>Fri, 05 Jul 2024 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/07/t5y544758.webp" type="image/jpeg" length="40855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mars'ta hayatta kalabilecek bir bitki keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/marsta-hayatta-kalabilecek-bir-bitki-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/marsta-hayatta-kalabilecek-bir-bitki-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Mars'ın zorlu koşullarında hayatta kalabilecek bir çöl yosunu keşfettiler. Bu keşif, gelecekte Mars'ta sürdürülebilir yaşam kurma çabaları için büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Sıcaklıkların -153 dereceye kadar düşebildiği&nbsp;Mars'ın, insanların yaşaması için uygun koşullara sahip olduğu söylenemez. İnce atmosferi Güneş'ten gelen ısıyı yakalayamadığı gibi, gezegeni ultraviyole radyasyona karşı da koruyamıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bilim insanları&nbsp;Mars&nbsp;ortamında hayatta kalabilecek çeşitli mikroorganizmaları, alg ve likenleri daha önce test etmişti.</p>

<p style="text-align:justify">Bilim insanları Mars'ta hayatta kalabilecek bir yosun türü belirledi. Zorlu koşullara dayanabilen bitki, Kızıl Gezegen'deki insan yaşamını başlatabilir.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>"DÜNYA'DAKİ EN ZORLU ÇÖLLERDE KEŞFEDİLDİ"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Araştırma&nbsp;ekibi, kurak ve sert iklimlere dayanabilen bu özel yosun türünü, Dünya'daki en zorlu çöl ortamlarında keşfetti. Bilim insanları, bu yosunun Mars'ın soğuk, kuru ve düşük oksijenli atmosferinde bile hayatta kalma yeteneğine sahip olduğunu belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Araştırma ekibinin lideri Dr. Sarah Johnson, "Bu yosun türü, Mars'ın yüzeyinde var olabilecek biyolojik yaşamın mükemmel bir örneğidir. Mars'ta yaşam kurma çalışmalarımız için umut verici bir başlangıç sunuyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify">TRT Haber'de yer alan bilgiye göre yosunun dayanıklılığı, ekstrem koşullara adaptasyon kabiliyeti ve fotosentez yapma yeteneği, Mars'ta&nbsp;oksijen&nbsp;üretimi ve&nbsp;gıda&nbsp;kaynakları için kullanılma potansiyelini gösteriyor. Bilim insanları, bu yosunun gelecekteki Mars kolonileri için hem oksijen üretimi hem de besin kaynağı olarak kullanılabileceğini düşünüyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>"MARS'IN ATMOSFERİK BASICI VE RADYASYON SEVİYESİNE ADAPTE OLUYOR"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Dr. Johnson ve ekibi, yosunun Mars koşullarında nasıl hayatta kaldığını anlamak için laboratuvar ortamında çeşitli deneyler gerçekleştirdi. Sonuçlar, yosunun Mars'ın atmosferik basıncı ve radyasyon seviyelerine adapte olabileceğini ve bu ortamda büyüyebileceğini ortaya koydu.</p>

<p style="text-align:justify">Bu keşif, Mars'ta yaşam arayışında önemli bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Araştırmacılar, bu tür organizmaların Mars'taki insan yerleşimleri için biyolojik destek sistemleri geliştirmede kilit rol oynayabileceğini vurguluyor.</p>

<p style="text-align:justify">Dr. Johnson, "Mars'ta sürdürülebilir bir ekosistem oluşturma yolunda önemli bir adım attık. Bu yosun türü, Mars'ta yaşamın mümkün olabileceğine dair inancımızı güçlendiriyor" diye ekledi.</p>

<p style="text-align:justify">Araştırma sonuçları, bilim dünyasında büyük ilgi uyandırdı ve Mars'ta yaşam kurma hedeflerine yönelik çalışmalara yeni bir ivme kazandırdı. Gelecekte yapılacak misyonlar ve araştırmalar, bu keşfin Mars'ta nasıl uygulanabileceğini daha ayrıntılı bir şekilde inceleyecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/marsta-hayatta-kalabilecek-bir-bitki-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jul 2024 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/07/cdsgerht4.webp" type="image/jpeg" length="88324"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NASA'dan Büyüleyici Tur: 6 Bin 500 Işık Yılı Uzaklığa Yolculuk!]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/nasadan-buyuleyici-tur-6-bin-500-isik-yili-uzakliga-yolculuk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/nasadan-buyuleyici-tur-6-bin-500-isik-yili-uzakliga-yolculuk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[NASA, Hubble ve James Webb uzay teleskoplarından elde edilen verileri kullanarak Kartal Nebulası'nın içinde yer alan ve 6 bin 500 ışık yılı uzaklıkta bulunan Yaratılış Sütunları'nı üç boyutlu olarak gözler önüne seren bir video hazırladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">NASA, Hubble ve Webb'in yardımıyla yaklaşık 6 bin 500 ışık yılı uzaklıktaki devasa Kartal Nebulası'nın kalbinde yer alan kozmik mucizenin üç boyutlu turunu hazırladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Baltimore'daki&nbsp;Uzay&nbsp;Teleskopu Bilim Enstitüsü'nden Frank Summers, “İzleyiciler sütunların yanından ve arasından geçerek onun üç boyutlu yapısını deneyimliyor ve Hubble ile Webb verileri arasındaki farkı görüyor. Video, aynı nesnenin farklı yönlerini gözlemlemek için neden birden fazla uzay teleskobuna ihtiyacımız olduğunu ortaya koyuyor” diyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>YARATILIŞ SÜTUNLARI NEDİR?&nbsp;</strong></p>

<p style="text-align:justify">Aynı zamanda bu görsel çalışma izleyicilere yıldız oluşumunun nasıl gerçekleştiğine dair genel bir fikir vermeyi hedefliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yaratılış Sütunları, ilk kez 1995 yılında NASA'nın Hubble Uzay Teleskobu tarafından çekilen ve Kartal Nebulası'nda bulunan dikkat çekici bir kozmik yapıdır. Bu sütunlar, genellikle genç yıldızların çevresinde oluşan ve morötesi radyasyon tarafından şekillendirilen devasa gaz ve toz bulutlarıdır.</p>

<p style="text-align:justify">İsimlerini, içlerinde yıldız oluşumunun gerçekleştiği uzun ve ince sütun şeklindeki yapılarından alırlar. Yaratılış Sütunları'nın detaylı incelemesi, yıldızların nasıl doğduğunu ve evrim geçirdiğini anlamamıza yardımcı olur.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/nasadan-buyuleyici-tur-6-bin-500-isik-yili-uzakliga-yolculuk</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jul 2024 09:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/07/2e2e2.webp" type="image/jpeg" length="19178"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bugün 6 Gezegen Aynı Hizaya Geliyor!]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/bugun-6-gezegen-ayni-hizaya-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/bugun-6-gezegen-ayni-hizaya-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[3 Haziran 2024'te yani bugün Satürn, Neptün, Mars, Uranüs, Merkür ve Jüpiter gökyüzünde hizalanacağı, çıplak gözle ise sadece Satürn ve Mars'ın görülebileceği kaydedildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Satürn, Neptün, Mars, Uranüs, Merkür ve Jüpiter bugün gökyüzünde sıralanacak.&nbsp;<br />
<br />
Altı gezegen 3 Haziran 2024'te yani bugün aynı hizaya gelecek.</p>

<p style="text-align:justify">Forbes'un yazarlarından Jamie Carter çıplak gözle görülebilecek gezegenlerin Satürn ve Mars olacağını, ikisinin de sönük olacağını, Jüpiter'in ise Güneş'e bu kadar yakınken görülmesinin zor olacağını belirtti.</p>

<p style="text-align:justify">Uranüs ve Neptün ise ancak bir teleskop yardımıyla görülebilecek.</p>

<h4 style="text-align:justify"></h4>

<p style="text-align:justify"><img alt="Nadir gezegen geçidi: Bugün 6 gezegen aynı hizaya geliyor - 2" data-id="G2r-ZQrV4Ue5uaok4u-EgQ" data-order="2" data-pg-pictureid="G2r-ZQrV4Ue5uaok4u-EgQ" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/G2r-ZQrV4Ue5uaok4u-EgQ.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1717415282036" width="767" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>GEZEGEN GEÇİDİ NEDİR?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Dünya'nın perspektifinden bakıldığında, gökyüzünde birden fazla gezegen birbirine yakın göründüğünde bir gezegen geçidi meydana gelir.</p>

<p style="text-align:justify">Gezegenler düz bir çizgi oluşturmasalar da, çarpıcı bir görsel oluşturacak kadar birbirine yakın olacaklar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/bugun-6-gezegen-ayni-hizaya-geliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Jun 2024 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/06/ghngnghdthththt.webp" type="image/jpeg" length="99742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[NASA Bilinen En Uzak Galaksiyi Buldu!]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/nasa-bilinen-en-uzak-galaksiyi-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/nasa-bilinen-en-uzak-galaksiyi-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, teleskop kullanarak büyük patlamadan yalnızca iki yüz doksan milyon yıl sonra ortaya çıkan bir galaksi keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Son iki yılda bilim insanları, gökbilimcilerin "Kozmik Şafak" olarak adlandırdıkları dönemi araştırmak için NASA'nın James Webb Uzay Teleskobu'nu kullanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">"Kozmik Şafak" büyük patlamadan sonraki ilk birkaç yüz milyon yıl içinde ilk galaksilerin doğduğu dönemi ifade ediyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu galaksiler, evrenin çok genç olduğu dönemde gazların, yıldızların ve kara deliklerin nasıl değiştiğine dair hayati bilgiler sağlıyor.</p>

<h4 style="text-align:justify"><img alt="NASA'nın James Webb Teleskobu bilinen en uzak galaksiyi buldu - 2" data-id="Npdbv0Y1OkmsU-DvuHs5kQ" data-order="2" data-pg-pictureid="Npdbv0Y1OkmsU-DvuHs5kQ" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Npdbv0Y1OkmsU-DvuHs5kQ.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1717137689549" width="767" /></h4>

<p style="text-align:justify">Ekim 2023 ve Ocak 2024'te uluslararası bir gökbilimci ekibi, Gelişmiş Derin Galaksi Dışı Araştırma (JADES) programının bir parçası olarak Webb'i galaksileri gözlemlemek için kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="NASA'nın James Webb Teleskobu bilinen en uzak galaksiyi buldu - 3" data-id="CyLz-YTk3k2Ck6omJfv8Wg" data-order="3" data-pg-pictureid="CyLz-YTk3k2Ck6omJfv8Wg" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/CyLz-YTk3k2Ck6omJfv8Wg.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1717137689549" width="767" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>GÖZLEMLENEBİLEN EN UZAK GALAKSİ</strong></p>

<p style="text-align:justify">Webb'in NIRSpec'ini (Yakın Kızılötesi Spektrograf) kullanarak, büyük patlamadan yalnızca iki yüz doksan milyon yıl sonra ortaya çıkan bir galaksi buldular. Bu galaksi, şimdiye kadar gözlemlenen en uzak galaksi olma özelliğini gösteriyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="NASA'nın James Webb Teleskobu bilinen en uzak galaksiyi buldu - 4" data-id="_62dlU4bbEa9_aVbYB1UWA" data-order="4" data-pg-pictureid="_62dlU4bbEa9_aVbYB1UWA" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/_62dlU4bbEa9_aVbYB1UWA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1717137689549" width="767" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>ŞAŞIRTICI DERECEDE PARLAK VE BÜYÜK</strong></p>

<p style="text-align:justify">"JADES-GS-z14-0" olarak isimlendirilen galaksi, şaşırtıcı derecede parlak ve bin 600 ışıkyılı genişliğinde görünüyor.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify">Uzmanlar, rekor kıran en uzak galaksinin sadece uzaklığıyla değil, aynı zamanda büyüklüğü ve parlaklığıyla da dikkat çekici olduğunu vurguluyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu şaşırtıcı sonuç, evrenin nasıl ortaya çıktığını anlamamıza yardımcı olabilir.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="NASA'nın James Webb Teleskobu bilinen en uzak galaksiyi buldu - 5" data-id="SK_7ptFiAEORzwMapE7FwA" data-order="5" data-pg-pictureid="SK_7ptFiAEORzwMapE7FwA" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/SK_7ptFiAEORzwMapE7FwA.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1717137689549" width="767" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>İLK 300 MİLYON YIL İÇİNDE ORTAYA ÇIKTI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Galaksi o kadar parlak ki Güneş'imizin kütlesinin yüz milyonlarca katı büyüklüğünde olduğu düşünülüyor ve araştırmacılar bu kadar "parlak ve büyük bir galaksinin" 300 milyon yıldan daha kısa bir sürede nasıl yaratılabileceği konusunda emin olamıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="NASA'nın James Webb Teleskobu bilinen en uzak galaksiyi buldu - 6" data-id="wol0YYT_VECTh4g1Egvy2A" data-order="6" data-pg-pictureid="wol0YYT_VECTh4g1Egvy2A" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/wol0YYT_VECTh4g1Egvy2A.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1717137689549" width="767" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>"ÇOK SAYIDA GENÇ YILDIZ TARAFINDAN ÜRETİLDİ"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Harvard profesörü ve astronomi bölümü başkanı Daniel Eisenstein, "Galaksinin boyutu, ışığın çoğunun, gökteki süper kütleli bir kara deliğin üzerine düşen maddelerden ziyade, çok sayıda genç yıldız tarafından üretildiğini açıkça kanıtlıyor" diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="NASA'nın James Webb Teleskobu bilinen en uzak galaksiyi buldu - 7" data-id="Xf95lufsikO81l00KyrwCQ" data-order="7" data-pg-pictureid="Xf95lufsikO81l00KyrwCQ" height="575" loading="lazy" src="https://cdn1.ntv.com.tr/gorsel/Xf95lufsikO81l00KyrwCQ.jpg?width=1000&amp;mode=both&amp;scale=both&amp;v=1717137689549" width="767" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>EVRENİN ERKEN DÖNEMLERİNDE GALAKSİ OLUŞUMU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bilim insanları, bazıları daha da uzakta olabilecek bu tür uzak galaksilerden daha fazlasını bulabileceklerini umuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu şaşırtıcı galaksi, evrenin erken dönemlerinde galaksi oluşumunun çok hızlı ve yoğun olduğunu gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, TEKNOLOJİ</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/nasa-bilinen-en-uzak-galaksiyi-buldu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 May 2024 12:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/05/dfsgegtrddfsfsd.webp" type="image/jpeg" length="89106"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin İlk Astronotu Gezeravcı, Bursa’da Öğrencilerle Buluştu!]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/turkiyenin-ilk-astronotu-gezeravci-bursada-ogrencilerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/turkiyenin-ilk-astronotu-gezeravci-bursada-ogrencilerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Bursa'da BTSO Eğitim Vadisi Oğuz Kağan Köksal Konferans Salonunda öğrencilerle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bursalı öğrencilerin büyük ilgi gösterdiği buluşmada Alper Gezeravcı, öğrencilerle samimi bir ortamda bir araya gelerek uzay bilimi, kariyeri ve deneyimleri hakkında keyifli bir sohbet gerçekleştirdi.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Öğrencilerin uzay hakkındaki sorularını yanıtlayan Gezeravcı, onlara uzay araştırmalarının heyecan verici dünyasını keşfetme cesareti ve motivasyonunu aşıladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><img alt="Whatsapp Image 2024 05 31 At 09.30.08 (1)" height="500" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2024/05/whatsapp-image-2024-05-31-at-093008-1.jpeg" width="750" /></p>

<p style="text-align:justify"><br />
Etkinlik sırasında öğrenciler, Alper Gezeravcı'nın kendi yaşamından ilham verici hikayelerini dinlerken, uzay araştırmalarının ne kadar önemli ve heyecan verici bir alan olduğunu bir kez daha fark ettiler.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Alper Gezeravcı'nın öğrencilerle buluşması, öğrencileri bilim ve uzayla ilgili çalışmalara yönlendirme ve aynı zamanda Türkiye'nin uzay alanındaki çalışmalarına yön verecek yeni kuşakların yetiştirilmesine katkı sağlamak adına gerçekleştirildi.</p>

<p style="text-align:justify"><br />
Buluşma soru-cevap etkinliği ile sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, BURSA</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/turkiyenin-ilk-astronotu-gezeravci-bursada-ogrencilerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 31 May 2024 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/05/whatsapp-image-2024-05-31-at-093008.jpeg" type="image/jpeg" length="78582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Neuralink, Beyin Çipi Yerleştirilecek İkinci Hasta İçin Onay Aldı]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/neuralink-beyin-cipi-yerlestirilecek-ikinci-hasta-icin-onay-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/neuralink-beyin-cipi-yerlestirilecek-ikinci-hasta-icin-onay-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elon Musk'ın Neuralink şirketi, ilk insan denemesinin ardından ikinci hasta için ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) onay aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Elon Musk'ın beyin çipi implantı yapan şirketi Neuralink, ilk insan denemesinin ardından ikinci bir insana beyin çipi yerleştirmeye hazırlanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Neuralink şirketine, ilk insan denemesi sırasında ortaya çıkan sorunları çözdükten sonra ikinci bir hastaya beyin çipini yerleştirmesi için yeşil ışık yakıldı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>FDA İMZAYI ATTI</strong></p>

<p style="text-align:justify">FDA bir sonraki kişiyi onaylayarak, şirketin cihazın ultra ince kablolarından bazılarını beynin daha derinlerine yerleştirmeyi içeren planlı güncellemelerini imzaladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Neuralink'in geçtiğimiz haftalarda ameliyat sırasında beyin çipi takılan ilk hasta Nolan Arbaugh'un kafatasının içinde hava sıkıştığını, bu durumun pnömosefali olarak bilinen ve tedavi edilmediği takdirde nöbetlere, beyin apsesine ve ölüme neden olabilen bir duruma yol açabileceği iddia edilmişti.&nbsp;</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İLK&nbsp;BEYİN&nbsp;ÇİPİ YERLEŞTİRİLEN HASTA KİMDİR?</strong></p>

<p style="text-align:justify">Nolan Arbaugh, 2016 yılında bir kamp danışmanı olarak çalışırken hayatını değiştiren ve omuzlarından aşağısını 'kesinlikle hissetmemesine' neden olan bir sürüş kazasının ardından beyin çipini alan ilk kişi oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Kafatasının küçük bir parçasını çıkarmak ve çipi beynine dikmek için 'dikiş makinesi benzeri' bir robotun kullanıldığı 30 dakikalık bir prosedürden geçtiği ameliyatın ardından 28 Ocak'ta beyin implantıyla birlikte hayatı yeniden değişti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>100 GÜNDÜR BEYİN ÇİPİYLE YAŞIYOR</strong></p>

<p style="text-align:justify">Neuralink, 8 Mayıs'ta Arbaugh hakkında bir ilerleme güncellemesi paylaşarak, cihazın implante edilmesinin üzerinden 100 günden fazla zaman geçtiğini duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/neuralink-beyin-cipi-yerlestirilecek-ikinci-hasta-icin-onay-aldi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 May 2024 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/05/vgghvhvh-bvg.jpg" type="image/jpeg" length="34540"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1970'li Yıllarda Bir Bilim Kurgu Yazarı, ChatGPT’nin Gelişini Nasıl Tahmin Etti?]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/1970li-yillarda-bir-bilim-kurgu-yazari-chatgptnin-gelisini-nasil-tahmin-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/1970li-yillarda-bir-bilim-kurgu-yazari-chatgptnin-gelisini-nasil-tahmin-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiliz bilim kurgu yazarı JG Ballard, 1970’li yıllarda gelişen bilgisayar teknolojilerini kullanarak şiirler üretmeye başlamıştı. Bu şiirler ChatGPT’ye uzanan yolda atılan ilk adımlardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr" style="text-align:justify">JG Ballard, yaşadığı dünyayı yeniden hayal ederek gerçek dünyanın tuhaf ve abartılı yönlerini ele alan, toplumsal normları detaylıca tahlil eden bir yazardı. Gelenekselin ötesindeki roman ve kısa hikayelerini belli bir tür ile sınıflandırmak zordu. Geleceğe dair rahatsız edici öngörüleriyle tartışma yaratıyordu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bugün üretken yapay zeka ile müzik ve sanat üretimini tartışırken, Ballard’ın önsezileri geleceğe yeni bir ışık tutuyor.</p>

<p id="Tuhaf-bir-şeyler-döndüğünü-hissediyorum" style="text-align:justify" tabindex="-1"><strong>'Tuhaf bir şeyler döndüğünü hissediyorum'</strong></p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard 2004 yılında verdiği bir röportajda, kurgu hikayelerine ilham olan “gerçek yaşama ait denebilecek” öykülerden nasıl ilham aldığını şu sözlerle açıklamıştı:</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">“Tuhaf bir şeyler olduğunu kemiklerime kadar hissediyor ve yüzeyin altındaki bilinç dışı mantığı keşfetmeye çalışarak bu tuhaflıkları romanlarım üzerinden inceliyorum."</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Günümüzde üretken yapay zeka ile tuhaf bir şeyler döndüğünü kuşkusuz gördük.</p>

<figure>
<p style="text-align:justify"><img alt="ballard" height="723" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/8370/live/27061ed0-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/8370/live/27061ed0-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/8370/live/27061ed0-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/8370/live/27061ed0-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/8370/live/27061ed0-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/8370/live/27061ed0-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 800w" width="1156" /></p>

<p role="text" style="text-align:justify"></p>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard’ın üretken yapay zeka daha ortada yokken bile dikkatini bu konuya verdiği anlaşılıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">OpenAI’ın geliştirdiği ve kullanıcının sorusuna hızlıca kişiye özel metinlerle yanıt veren sohbet robotu ChatGPT’nin yanında, otomatik olarak kültürel içerikler yaratan benzer başka uygulamalar da ortaya çıktı.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Google’ın geliştirdiği “Yapay zekadan güç alan ilham” olarak nitelendirilen “Verse by Verse” bunlardan biri. Kullanıcı, bir şair seçip, birkaç da kriter belirledikten sonra (şiirin türü ya da hece sayısı gibi) sistem, dizeler üretiyor ve ortaya bir şiir çıkıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Sora uygulaması, metin halindeki talimatlar üzerinden bir video üretirken; Dall-E, uygulamaya girilen kelimeleri sanatsal görsellere dönüştürüyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Aiva, Loudly ve MuseNet uygulamaları ise, sizin adınıza müzik besteliyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bu uygulamalar insan yaratıcılığı ve kültür kavramından ne anladığımıza dair köklü sorular ortaya atıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Efsanevi İngiliz müzisyen ve şarkı yazarı Nick Cave, kendi tarzıyla yapay zeka ile yazılan şarkılara verdiği tepki ile bu tartışmalara dahil oldu. Cave’e göre bu şarkı, “içsel varlıktan” yoksundu ve yaratıcı düşüncenin “taklitçiliğinden” ibaretti.</p>

<figure>
<p style="text-align:justify"><img alt="chatgpr" height="736" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/4cc8/live/97441940-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/4cc8/live/97441940-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/4cc8/live/97441940-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/4cc8/live/97441940-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/4cc8/live/97441940-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/4cc8/live/97441940-1362-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 800w" width="1231" /></p>

<p role="text" style="text-align:justify"></p>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">İnsanlar, yapay zekanın insan yazarların sonunu getireceğinden endişe ediyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">50 yıl öncesine ait belgeler üzerinden yaptığım bir araştırmada, benzer tartışmaların o dönemde şekillendiğini gördüm.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard’ın editörlerinden olduğu bir sanat dergisinin arşivlerine bakarken, yazarın daha 1960’lı yıllarda çağın ötesindeki bu kavramlar hakkında yazılar yazdığını, 1970’li yıllarda da bilgisayar üretimi ilk şiirler üzerine çalıştığını öğrendim.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Yalnızca bugün yaşadıklarımızın geçmişteki yankılarına ulaşmakla kalmadım. Ballard’ın dile getirdiği öngörüleri, üretken yapay zekaya ilişkin günümüzdeki gelişmelere dair yeni şeyler de söylüyordu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard’ın otobiyografisi “Hayatın Mucizeleri”ni incelerken, yazarın doğrudan bu modern tartışmalara atıf yaptığı anlaşılan kısa bir paragrafa denk geldim.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">1930-2009 yılları arasında yaşayan Ballard, bir edebiyat dergisi olan Ambit’in editörlüğünü yaparken 1970’li yıların başında yazı yazabilen bilgisayarları nasıl kullandığına şu sözlerle değiniyordu:</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">“Ambit’te dünyayı yeniden şekillendiren bilime daha fazla yer vermek, daha az şiir görmek istedim. Ulusal Fizik Laboratuvarları’nda çalışan psikolog Dr. Chrisopher Evans’la yaptığım toplantıda, ondan dergiye katkıda bulunmasını istedim. Daha sonra beraber bilgisayar ürünü şiirlerden oluşan olağanüstü bir seri yayınladık.”</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard kitapta bu şiirlerle ilgili başka bir atıfta bulunmasa da, Ambit’in 1970’lerdeki yayınlarını inceleyerek, yazarın bahsettiği seriye ait olduğu anlaşılan 4 yazı buldum.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Tümünün bilgisayar tarafından üretildiği ve 1972 ile 1977 arasında yayımlandığı görülüyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bunlardan ikisini şiir diye niteleyebiliriz. Tüm şiir koleksiyonunun yazarları Christopher Evans ve Jackie Wilson (1972 ila 1974) olarak not edilmiş. Ballard, Evans için “uzun siyah saçlı bir yeraltı bilimcisi” nitelemesini yapıyor ve Evans’ın “bir çift Amerikan spor ayakkabı, kot pantolon ve altın kolyesinin üzerindeki demir haç işareti görünen göğsü açık kot gömleğiyle, laboratuvarda oradan oraya koşuşturduğunu” anlatıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bilgisayar üretimi koleksiyonlardaki şiirleri okumak ve anlamak kolay değil.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Şiirleri okurken, bu içeriklerin “gerçeği kadar iyi” olduğuna dair, Ballard’ın da hak verdiği bazı yorumların doğru olduğunu söylemek zor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ancak içeriklerinin kalitesini bir yana bırakırsak, 70’li yılların teknolojisi bilgisayarların üretimi bu içeriklerin, yaratıcılığın ne olduğuna dair ve insanın rolüne dair sorgulamalara öncülük ettiğini görmek çok etkileyici.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Peki bilgisayar üretimi bu metinler için roman, hikaye ya da şiir tanımını kullanabilir miyiz? Bu net değil . Ballard’ın bu yeni olasılıklardan etkilendiği ve bu içerikler üzerinden diğer yazarları kışkırtmayı denediği söylenebilir.</p>

<p id="Hayat-sanatı-taklit-ederse" style="text-align:justify" tabindex="-1"><strong>Hayat sanatı taklit ederse</strong></p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">1961’de Ballard’ın yazdığı “Stüdyo 5, Yıldızlar” başlıklı hikaye, “avangart şiir eleştirmeni” bir editörü merkezine alıyordu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bu hikaye, kulağa tanıdık geliyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Hikayede ana karakterin düzenli olarak editörlüğünü yaptığı şairlerin tümü, “Verse-Transcribers (VT)” adı verilen ve seçilmiş bazı kriterlere karşılık otomatik olarak şiir üreten bir cihaz kullanıyorlar.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bu makineler şiir sanatını mükemmel hale getiriyor ve şairler bu makineleri kullanmadan yazmak için bir neden görmüyorlar.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Hikayedeki editör, önüne gelen, VT cihazından yeni çıkmış bir şiiri okumaya bile gerek görmüyor çünkü şiirin yayımlanmak için uygun olduğundan şüphesi yok.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ancak hikayenin devamında, VT ile çalışmaya alışmış olan şairlerin ilham almak adına bu cihazlara bağımlı hale gelmesi sorunlar yaratmaya başlıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard’ın hikayesi, şiir üretmenin teknik bir mesele haline gelmesi ile yazma pratiğine olan ihtiyacın ortadan kaybolacağına dair öngörüde bulunuyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Hikayedeki editör, yaratıcılığın yerine, “vezin, kafiye ve yarım kafiye seçmek için” buton ya da düğmelere basmaktan ibaret olan “teknik ustalığın” geçtiğini söylüyor.</p>

<figure>
<p style="text-align:justify"><img alt="buton" height="733" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/b3f7/live/0bab7210-1363-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/b3f7/live/0bab7210-1363-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/b3f7/live/0bab7210-1363-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/b3f7/live/0bab7210-1363-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/b3f7/live/0bab7210-1363-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/b3f7/live/0bab7210-1363-11ef-b9d8-4f52aebe147d.jpg 800w" width="1293" /></p>

<p role="text" style="text-align:justify"></p>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Yukarıda saydığımız üretken yapay zeka uygulamalarındaki veriler de bundan farklı değil.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Genelde belli kriterler üzerinden, bir cümle ya da yazılı bir talimat vererek üretici yapay zekayı yönlendiriyoruz.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard’ın hikayesindeki gizemli rakip karakter Aurora, bilgisayar kullanarak yazan yazarları “Bunlar şair değiller, bunlar makine işçileri” sözleriyle hor görüyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Aurora “ölmekte olan bir sanatı korumak” için bölgedeki tüm VT cihazlarını imha edince, insan yaratıcılığının yokluğu açıkça görünür oluyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Hikayede Aurora bir cihazı dahi tek parça bırakmıyor, hepsini kırıp döküyor. Derginin bir sonraki sayısını hazırlamaya çalışan editörün elinde, otomatik bir şekilde sayfaları dolduracak herhangi bir metin kalmıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Aurora ona, “Sen yaz bir şeyler!” önerisinde bulunuyor. Editörün ekip arkadaşı Tony ise, onu telkin etmek için, “50 yıl önce çok az kişi şiir yazıyordu ama kimse okumuyordu. Şimdi şiir yazan da kalmadı” diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Hikayenin sonunda makinelerin ortadan kalmasıyla şairler yeniden yaratıcılıklarını kullanmaya başlıyor, VT cihazlarına bağımlılık ortadan kalkıyor. En sonunda da, yeni cihazlar almak için verilen sipariş kağıdını yırtıyorlar.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Hikaye, yaratıcılığın otomatikleştirilmesine karşı bir uyarı niteliğinde.</p>

<p id="Bilgisayar-şiirleri-nasıl-yazıyordu" style="text-align:justify" tabindex="-1"><strong>Bilgisayar, şiirleri nasıl yazıyordu?</strong></p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">1972-74 yılları arasındaki şiir koleksiyonunda her yazıda, belli bir başlık, yazar ve altı satır da metin var.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Satırlar fazlasıyla kalıplaşmış ve belli bir formüle bağlı kalınmış. Mesela şiirin devamındaki dizeler, ilk dizeye göz kırpıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Koleksiyonda adı geçen Evans ve Wilson’ın dergide düştüğü dipnotlar, bilgisayar üretimi şiirler arasındaki tutarlılığı açıklıyor:</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">“Bu kısa bilim kurgu romanları onları yazmak için programlanmış bir bilgisayar tarafından üretilmiştir ve gerekirse sonsuza kadar, RUN JWSF komutu verilerek üretilebilir.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">RUN, bilgisayarlarda bir programı çalıştırmak için kullanılan klasik bir komut. JWSF’nin tam olarak ne anlama geldiği net değil ancak hiç durmayan ve sonsuza dek çalışacak bir yazma makinesi yaratma hayalleri olduğu açık.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Programın “çok basit” olduğunu ifade eden Evans ve Wilson, notlarında özetle nasıl çalıştıklarını anlatıyor. Buna göre bilgisayar, seçilmiş anahtar kelime ve cümlelerden oluşan bir havuzdan rastgele seçiyor.</p>

<figure>
<p style="text-align:justify"><img alt="yazı" height="652" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/ffe8/live/03fe4980-1376-11ef-82e8-cd354766a224.jpg" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/ffe8/live/03fe4980-1376-11ef-82e8-cd354766a224.jpg 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/ffe8/live/03fe4980-1376-11ef-82e8-cd354766a224.jpg 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/ffe8/live/03fe4980-1376-11ef-82e8-cd354766a224.jpg 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/ffe8/live/03fe4980-1376-11ef-82e8-cd354766a224.jpg 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/ffe8/live/03fe4980-1376-11ef-82e8-cd354766a224.jpg 800w" width="1062" /></p>

<p role="text" style="text-align:justify"></p>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bu rastgele seçilen kelimelerin nasıl yerleştirileceğine dair de belli bir yapı var: Hikayenin ilk satırı genelde bilgisayarın boşluklarını tamamladığı şu gibi bir cümle yapısından oluşuyor: “(BOŞLUK)’UN (BOŞLUK)U (BOŞLUK)’A (BOŞLUK)”</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">İşte bilgisayarın buradaki boşlukları kelimeler havuzunu aratarak doldurduğu anlaşılıyor. Mesela şunun gibi bir dize ortaya çıkıyor:</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify"><strong>“MOTORLARIN ŞARABI EVE ZARAR VERDİ”</strong></p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Evans ve Wilson, sonsuz yeni içerik kaynağı olduğunu düşündükleri bu yapının , “10 bin olası benzersiz cümle ürettiğini” öne sürüyorlardı.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Açılış cümlesinin ardından, ikinci dize 10 tamamlanmış cümlenin rastgele seçiminden oluşuyordu. Üçüncü dize ilkindeki stratejiye geri dönüyor, dördüncü ise yine 10 tam cümleden rasgele seçilerek oluşuyordu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Kendini tekrarlayan ve tahmin etmesi kolay bu üretimler, aynı zamanda oldukça tuhaf. Kelime havuzunu nasıl yarattıkları ise gizemini koruyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">İkinci gizemli konu da, dizeler arasındaki değişken yapıyı nasıl oluşturdukları.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Evans ve Wilson aynı zamanda “Bilgisayar, aklına başka fikir gelmeyecek hale gelene kadar kaç tane orijinal ve benzersiz kısa bilim kurgu romanı yazabilir?” sorusunu kendine soruyordu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bu havuzlarda kaç kelime olduğunu bilmediğimizi düşünürsek, soruya ikilinin verdiği spekülatif yanıt şuydu: “Saniyede 10 karakter yazdığını düşünürsek bu, (yaklaşık) 10.000.000.000.000.000.000 [100 Kentilyon] yıl sürerdi. “</p>

<figure>
<p style="text-align:justify"><img alt="Ambit dergisi" height="1280" loading="lazy" sizes="(min-width: 1008px) 760px, 100vw" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/37f3/live/2314a940-1376-11ef-b9d8-4f52aebe147d.png" srcset="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/240/cpsprodpb/37f3/live/2314a940-1376-11ef-b9d8-4f52aebe147d.png 240w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/320/cpsprodpb/37f3/live/2314a940-1376-11ef-b9d8-4f52aebe147d.png 320w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/480/cpsprodpb/37f3/live/2314a940-1376-11ef-b9d8-4f52aebe147d.png 480w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/624/cpsprodpb/37f3/live/2314a940-1376-11ef-b9d8-4f52aebe147d.png 624w, https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/800/cpsprodpb/37f3/live/2314a940-1376-11ef-b9d8-4f52aebe147d.png 800w" width="1024" /></p>

<p role="text" style="text-align:justify"></p>
</figure>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Yani bu makine tarafından yazılan şiirlerin gerçek bir sınırı yoktu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Yazar isimleri de aynı şekilde bilgisayar tarafından, “bilim kurgu türüne uygun isimlerden oluşan bir havuzdan seçilerek”, yine rast gele bir şekilde yazılarla eşleşiyordu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">"Bilim kurgu türüne uygun isim" ifadesiyle ne demek istedikleri tam belli değil ancak yazar isimlerinden bazıları şöyleydi: Q Johnson, Blade Sinatra, Frank Archer, Marsha Fantoni, Blade Van Vargon ve hatta Tagon "X".</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Uydurma oldukları çok açık olsa da, bir yazar ismi eklemek, bu metinleri insanlaştırıyordu. Aynı zamanda insan yaratıcıların eser sahipliğiyle ilgili tartışmaya dikkatleri çekiyordu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">1976 ve 1977’de yayımlanan makaleler ise yön değiştiriyor ve metin yaratan bilgisayarlardan uzaklaşıp, bilgisayarların insanlarla etkileşimi konusuna yöneliyordu.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Örneğin, 1976’da yine Evans ve Wilson, “Merhaba, bilgisayarın arıyor” başlıklı yazılarında “Bilgisayarlar doktorlara hastalıkları teşhis etme konusunda yardım edebilir mi?” sorusuna yanıt aradılar.</p>

<p id="Otomatikleştirilmiş-yaratıcılık-" style="text-align:justify" tabindex="-1"><strong>Otomatikleştirilmiş yaratıcılık</strong></p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Belli havuzlardan rastgele seçilen kelime ve cümlelerden oluşan bu şiirler, bugünkü yapay zeka ürünlerinden, yani büyük veri tabanları temel alınarak, bazı hesaplamalar ve olasılıklar üzerinden yaratılan metinlerden farklı.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ancak ikisinde de benzer mantık ve hassasiyetler göze çarpıyor: İkisi de toplumsal ve kültürel yaşamın bazı alanlarını otomatikleştirme arzusundan yola çıkıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">1970’li yıllardaki bu şiirler bir çeşit gösteri miydi, ya da muzır bir hiciv örneği miydi bilmiyoruz.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Yine de, bilgisayar üretimi yaratıcılığın en eski şekillerine dair bize ipuçları veriyorlar.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard, 1961’de yazdığı kısa hikayesinde bugün gözlemlediğimiz bir duruma ışık tutuyordu:</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Bir yanda insan eylemlerinden insanın ta kendisinin uzaklaştırılması sonucu ortaya çıkan sorunlar var; bir yanda da bilgi birikiminin kültürel yaratımlardan uzaklaştırılması ile ilgili ortaya atılan tartışmalar.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ambit’teki kısa hikayeler ve şiirler, bugün tanık olduğumuz, yapay zekanın ürettiği yazı, sanat ve müziklere dair kaygıları yansıtıyor.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Ballard her zaman “tuhaf giden bir şeylere” ilgiliydi.</p>

<p dir="ltr" style="text-align:justify">Üretken yapay zeka teknolojisiyle çalışan uygulamalar yaygınlaşırken, bu tuhaflık daha da büyüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>BBC</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/1970li-yillarda-bir-bilim-kurgu-yazari-chatgptnin-gelisini-nasil-tahmin-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 21 May 2024 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/05/dfred.jpg" type="image/jpeg" length="64838"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organ nakli olanların kişiliği de değişiyor]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/organ-nakli-olanlarin-kisiligi-de-degisiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/organ-nakli-olanlarin-kisiligi-de-degisiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de bilim insanları organ nakli olan insanların kişiliklerinde değişim tespit edildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Colorado Üniversitesi'nde görevli bilim insanlarının Transplantology isimli dergide yayınlanan araştırmasında 47 organ nakli vakası incelendi. Bilim insanları 23 kalp nakli ve 24 diğer organ nakillerini incelerken, organ nakli olan kişilerin yüzde 89'unun kişiliğin değiştiğini tespit etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kalp nakli olan bazı insanların gıda, sanat, cinsel yönelim ve alışkanlıklarının değiştiği belirtilirken, 1990'da genç bir müzisyenin kalbini alan bir hastanın "<em>derin bir müzik aşkı</em>" duymaya başladığı da belirtildi<br />
<br />
Colorado Üniversitesi'ndeki görevliler sadece kalpteki değil bedendeki hücrelerin de etkilendiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">Çalışmada yer alan araştırmacılar, "<em>İki grup arasındaki benzerlikler, kalp nakli alıcılarının nakil sonrasında yaşadıkları kişilik değişikliklerinin benzersiz olmayabileceğini, aksine bu tür değişikliklerin herhangi bir organın naklinden sonra meydana gelebileceğini göstermektedir</em>" diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/organ-nakli-olanlarin-kisiligi-de-degisiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 May 2024 13:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/05/klinikler-20485800785530317ab9.jpg" type="image/jpeg" length="33924"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
