<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>SAYFA16 | Bursa Haberleri, Bursaspor Haberleri, Bursa Son Dakika, Kültür Sanat Haberleri, Bursa Gazeteleri, Bursa Etkinlikleri, Bursa Konser</title>
    <link>https://www.sayfa16.com</link>
    <description>bursa gazeteleri, bursa haberleri, bursaspor haberleri, bursa kaza, bursa hava durumu, bursa son dakika, bursa konser, bursa gündem, bursa haber siteleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sayfa16.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 09 Aug 2026 16:35:06 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de nüfusun  yüzde 92'si internet kullanıyor]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/internet-kullanan-bireylerin-orani-yuzde-923-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/internet-kullanan-bireylerin-orani-yuzde-923-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de internet kullanım oranı 2026 itibarıyla yüzde 92,3'e yükselirken, e-ticaret yapanların oranı yüzde 60'a ulaştı. En çok kullanılan uygulama yüzde 90 ile WhatsApp oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılı Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması'nın sonuçlarını paylaştı. Buna göre İnternet kullanım oranı, 16-74 yaş grubundaki bireylerde 2025 yılında yüzde 90,9 iken 2026 yılında yüzde 92,3 oldu. Cinsiyet ayrımında 2026 yılında İnternet kullanım oranı; erkeklerde yüzde 94,8, kadınlarda yüzde 89,9 olarak gözlendi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>E-devlet hizmetlerini kullananların oranı yüzde 76</strong></p>

<p style="text-align:justify">Son 12 ay içinde özel amaçla resmi makamların web sitelerini ve uygulamalarını kullanan ve İnternet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerin oranı yüzde 76 oldu. Bu oran, erkeklerde yüzde 82,7 iken kadınlarda yüzde 69,4 olarak gerçekleşti. E-devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı yaş grubuna göre incelendiğinde ise bu oranın en yüksek yüzde 93 ile 25-34 yaş grubunda, en düşük yüzde 31,3 ile 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Bireylerin e-devlet hizmetlerini kullanım amaçları arasında, yüzde 65,6 ile resmi makamlar veya kamu hizmetleri tarafından kendisi hakkında saklanan kişisel bilgilere erişme ilk sırayı aldı. Bunu, yüzde 52,6 ile kamu kurumlarından veya kamu hizmetlerinden bir randevu alma veya rezervasyon yaptırma ve yüzde 45,7 ile kamu kuruluşlarına ait web sitelerinden bilgi edinme takip etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İnternet üzerinden sipariş verme oranı yüzde 60 oldu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bireylerin İnternet üzerinden özel kullanım amacıyla mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme (e-ticaret) oranı, 2025 yılında yüzde 55,7 iken 2026 yılında yüzde 60 oldu. Cinsiyete göre İnternet üzerinden mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı erkeklerde yüzde 63,4, kadınlarda yüzde 56,6 oldu. Bu oran, en son mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme zamanlarına göre incelendiğinde; bireylerin yüzde 48,3'ünün son 3 ay içinde (2026 yılı ilk 3 ayı) mal veya hizmet satın aldığı ya da sipariş verdiği görüldü.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Bireylerin yüzde 90'ı WhatsApp kullandı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Bireylerin kullandıkları sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları sırasıyla yüzde 90,0 ile WhatsApp, yüzde 77,6 ile YouTube ve yüzde 71,1 ile Instagram oldu. En fazla kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları cinsiyete göre incelendiğinde; erkeklerin en fazla yüzde 92,5 ile WhatsApp, yüzde 80,1 ile YouTube ve yüzde 71,9 ile Instagram uygulamalarını, kadınların yüzde 87,6 ile WhatsApp, yüzde 75,0 ile YouTube ve yüzde 70,2 ile Instagram uygulamalarını kullandığı gözlendi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>İnternet kullanan bireylerin yüzde 62'si İnternet bağlantılı TV kullandı</strong></p>

<p style="text-align:justify">İnternet kullanan bireylerin kullandıkları İnternete bağlı sistem ve cihaz türlerinin sırasıyla yüzde 62,0 ile İnternet bağlantılı TV, yüzde 18,6 ile robot süpürgeler, buzdolapları, fırınlar, kahve makineleri gibi İnternete bağlı ev aletleri ve yüzde 16,7 ile akıllı saat, İnternet bağlantılı spor/direnç bandı, gözlük veya kulaklıklar, güvenlik takip cihazları, İnternet bağlantılı aksesuarlar, İnternet bağlantılı giysi veya ayakkabılar olduğu gözlendi.</p>

<p style="text-align:justify">Son 3 ay içinde İnternet kullanan bireylerin cep telefonu, akıllı telefon, tablet, dizüstü veya masaüstü bilgisayar satın aldığında önemli bulduğu özelliklerin sırasıyla yüzde 89,3 ile fiyat, yüzde 74,7 ile donanım özellikleri, yüzde 69,9 ile cihazın enerji verimliliği, yüzde 69,5 ile marka, tasarım veya boyut olduğu görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/internet-kullanan-bireylerin-orani-yuzde-923-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2024/11/internet-haber-sitesi-nasil-kurulur.jpeg" type="image/jpeg" length="85191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bardağı masaya sert koyunca kovuldu]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/bardagi-masaya-sert-koyunca-kovuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/bardagi-masaya-sert-koyunca-kovuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Masaya çay bardağını sert şekilde koyan garson, 10 senedir çalıştığı işyerinden kovuldu. İş Mahkemesi'nin haksız bulduğu garsonu Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) mağdur saydı. BAM, işçi ile işveren arasındaki her sözlü tartışmanın fesih sebebi sayılamayacağına hükmetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Tam on senedir çalıştığı restorandan kovulan garson İş Mahkemesi'nin yolunu tuttu. Davacı iş sözleşmesinin haklı veya geçerli bir neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep etti. Davalı, davanın reddine karar verilmesini istedi. İş Mahkemesi, davanın reddine karar verildi. Karara karşı süresinde davacı avukatı istinaf kanun yoluna başvurdu.</p>

<p style="text-align:justify">Dava dosyası BAM 6. Hukuk Dairesi'nin önüne geldi. Patronla işçi arasındaki her sözlü tartışmanın işten çıkarmayla sonuçlanamayacağına dikkat çekilen kararda; davacıyla alakalı 10 yıla yakın süresi zarfında sadece 2 olaya ilişkin olarak işyeri şikayet ve savunma dilekçeleri bulunduğu hatırlatıldı. Bu olaylardan birinin davacının çöpleri topladığı sırada gerçekleştiği ve hak düşürücü ile makul sürelerin geçtiği dikkate alındığında bahsi geçen olayın haklı veya geçerli feshe konu edilmeyeceği vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kararda şu ifadelere yer verildi: ''Diğer olayın ise davalı tanığı Murat isimli çalışanın şikayet dilekçesinde belirttiği üzere davacının çay servisi yaparken bardağı masaya sert bir şekilde vurduğu ve boş bardağı sürükleyerek aldığı, ayrıca davacının getirdiği içecekleri bilgisayarın arka veya yan kısmı gibi ulaşılamayacak yerlere koyduğu savunulmuş olup, ayrıca davacı ile yaşanan tartışmadan da bahsedildiği görülmüştür. Davacının söz konusu olayda hakareti veya fiziki müdahalesi olduğuna dair herhangi savunma veya ispat bulunmadığı gibi davacı ile yaşanan sözlü tartışmanın başlı başına geçerli bir fesih nedeni de oluşturmadığı ortadadır. Ayrıca, bahsi geçen bu olay nedeni ile davacıya yazılı uyarı vb. cezalar verilebilecekken, feshin son çare olması ilkesine de aykırı bir şekilde davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi de ölçülü değildir. Dolayısı ile ilk derece mahkemesince, davalı işverenin davacının çalıştığı süre zarfında hakkında herhangi bir tutanak tutmadığı veya yazılı bir uyarıda da bulunmadığı gözetilmeksizin, salt davalı tanıklarının soyut ve genel ifadelerine istinaden feshin geçerli nedene dayandığını kabulü hatalı olmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İş Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.''</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BURSA, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/bardagi-masaya-sert-koyunca-kovuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/08/6a72d6cffb32054b49574e72.webp" type="image/jpeg" length="37637"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan 'performatif çocuk' uyarısı]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/uzmanlardan-performatif-cocuk-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/uzmanlardan-performatif-cocuk-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beğeni ve görünürlük baskısı, çocukları yaşlarından önce adeta ergenliğin ve yetişkinliğin fragmanını yaşamaya itiyor. Öyle ki günümüzde yedi yaşındaki çocukların dahi çok aşamalı cilt bakım rutinlerini sergilediği içeriklerin yaygınlaştığını ortaya koyan araştırmalar bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medyada yetişkinler gibi makyaj yapan, kullandıkları cilt bakım ürünlerini tanıtan, giyimleriyle ön plana çıkıp, kendilerine yeni bir izleyici bir takipçi kitlesi oluşturan çocuklara performatif çocuklar deniyor. Günümüzde bu kavramı daha sık duymaya başladık. "'Performatif çocuk’, psikiyatri veya klinik psikolojide yer alan resmî bir tanı değil” diyen Klinik Psikolog Dr. Öğr. Üyesi Pelin Hazer, “Daha çok günümüzün dijital kültürünü açıklamak için kullanılan sosyolojik ve psikolojik bir kavramdır. Çocuğun doğal, kendiliğinden davranmak yerine sürekli olarak bir izleyici kitlesi varmış gibi hareket etmesini ifade eder.<strong> Bu çocuk ne oynayacağını, nasıl konuşacağını, ne giyeceğini ve hangi duygusunu göstereceğini zamanla kendi isteğine göre değil; alkış, beğeni ve takipçi getirme ihtimaline göre belirlemeye başlayabilir. Böylece oyun bile eğlenmek için değil, kayda alınmak için oynanır. Buradaki temel mesele çocuğun kamera karşısına geçmesi değildir. Asıl risk, çocuğun değer duygusunun performansına bağlanmasıdır.</strong> Çocuk, ‘Ben olduğum için değerliyim’ yerine ‘İzlendiğim, beğenildiğim ve dikkat çektiğim sürece değerliyim’ düşüncesini geliştirebilir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>‘ÇOCUKLAR TAKLİT EDEREK ÖĞRENİR’</strong></p>

<p>Sosyal medyada makyaj yapan, yetişkinlere yönelik cilt bakım ürünlerini kullanan ve milyonlarca kişi tarafından izlenen kız çocuklarının sayısı her geçen gün artıyor. Bir çocuğun oyun amacıyla makyaj yapmasının veya yetişkin kıyafetlerini denemesinin, tek başına gelişimsel bir sorun olmadığını söyleyen Klinik Psikolog Dr. Öğr. Üyesi Pelin Hazer, “<strong>Çocuklar taklit ederek öğrenir. Burada belirleyici olan davranışın bağlamı, sürekliliği ve hangi beklentiyle yapıldığıdır. Risk, yetişkin görünümünün çocuğa beğeni, para veya sosyal statü kazandıran zorunlu bir role dönüşmesiyle ortaya çıkar. Çocuk yaşından büyük görünmeye teşvik edildiğinde gelişimsel sınırlar bulanıklaşabilir.</strong> Kendi rahatlığını değil, izleyicinin ilgisini önemsemeye başlayabilir. Bedeninin dikkat çekmek için kullanılabileceğini öğrenebilir” diye konuştu.</p>

<p><strong>TACİZ, UYGUNSUZ YORUMLAR, GÖRÜNTÜLERİN KÖTÜYE KULLANILMASI…</strong></p>

<p>Yaşına uygun olmayan biçimde cinselleştirilmiş sunumların çocuğu çevrim içi taciz, uygunsuz yorumlar, görüntülerin kötüye kullanılması ve yabancıların ilgisi gibi ciddi risklerle karşı karşıya bırakabileceğine dikkat çeken Klinik Psikolog Dr. Öğr. Üyesi Pelin Hazer, “<strong>Ayrıca erken yetişkinleştirme, çocuğun oyun oynama, hata yapma, sıkılma, keşfetme ve sorumluluk taşımadan deneyim kazanma hakkını daraltabilir. Çocuk, duygusal kapasitesi henüz hazır olmadığı hâlde yetişkin dünyasının görünüş ve başarı baskısını taşımaya başlayabilir”</strong> uyarısında bulundu.</p>

<p>KAYNAK:MİLLİYET</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/uzmanlardan-performatif-cocuk-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/08/6a70aa829d135baaf650bccb.webp" type="image/jpeg" length="87629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kafatası kemiğini 8 ay karnında taşıdı, öyle hayatta kaldı]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/kafatasi-kemigini-8-ay-karninda-tasidi-oyle-hayatta-kaldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/kafatasi-kemigini-8-ay-karninda-tasidi-oyle-hayatta-kaldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manisa'nın Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatıyla, trafik kazasının ardından kafatası kemiği 8 ay karın boşluğunda muhafaza edilen 52 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Hayat kurtaran iki aşamalı operasyon, ilçe hastanesinde başarıyla tamamlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Manisa'nın Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatıyla, trafik kazasının ardından kafatası kemiği 8 ay karın boşluğunda muhafaza edilen 52 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Hayat kurtaran iki aşamalı operasyon, ilçe hastanesinde başarıyla tamamlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Manisa'nın Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatı başarıyla tamamlandı. Trafik kazasının ardından beyin ödemi nedeniyle kafatası kemiğinin bir bölümü alınarak yaklaşık 8 ay boyunca karın duvarında muhafaza edilen 52 yaşındaki Iraz Yavaş, gerçekleştirilen ikinci operasyonla sağlığına kavuştu.</p>

<p style="text-align:justify">Manisa'nın Sarıgöl ilçesine bağlı Dindarlı Mahallesi'nde yaşayan ve üç çocuk annesi olan Iraz Yavaş, 2025 yılı ekim ayında geçirdiği trafik kazasının ardından koma halinde Sarıgöl Devlet Hastanesi'nden Alaşehir Devlet Hastanesi Acil Servisi'ne sevk edildi. Yapılan değerlendirmelerde beynin sağ yarım küresinde hayati tehlike oluşturan geniş bir akut subdural hematom (beyin kanaması) tespit edildi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W759562 04" class="detail-photo img-fluid" height="990" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/08/a-w759562-04.jpg" width="1787" /></p>

<p style="text-align:justify">Hayati risk nedeniyle vakit kaybedilmeden ameliyata alınan hastada, gelişen beyin ödemine bağlı kafa içi basıncını azaltmak amacıyla kafatası kemiğinin bir bölümü çıkarılarak karın ön duvarında cilt altına yerleştirildi. Ağır beyin travmalarında uygulanan bu yöntem sayesinde hastanın yaşamı kurtarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Sekiz aylık tedavi süreci başarıyla tamamlandı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yoğun bakım, servis ve rehabilitasyon sürecini başarıyla tamamlayan hastanın genel sağlık durumunun düzelmesi üzerine yaklaşık 8 ay sonra ikinci aşama cerrahi tedavi planlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sancar Topal tarafından gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatında, hastanın karın bölgesinde muhafaza edilen kendi kafatası kemiği çıkarılarak yeniden yerine yerleştirildi. Kemik, titanyum plak ve vida sistemiyle sabitlenerek operasyon başarıyla tamamlandı.</p>

<p style="text-align:justify">Ameliyat sonrası takiplerinde herhangi bir sorun yaşamayan hasta taburcu edilerek günlük yaşamına döndü.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W759562 02" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/08/a-w759562-02.jpg" width="4032" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>'Hastamız sağlığına kavuştu'</strong></p>

<p style="text-align:justify">Operasyonu gerçekleştiren Alaşehir Devlet Hastanesi Başhekimi ve Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sancar Topal, hastanın yaklaşık sekiz ay önce trafik kazası sonrası hastaneye getirildiğini belirterek, 'Yapılan değerlendirmede akut subdural hematom tespit ettik. Hayati tehlikesi bulunduğu için acil ameliyata aldık. Beyin üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla kafatası kemiğini çıkarıp karın bölgesine yerleştirdik. Tedavi sürecinin ardından sekiz ay sonra kemiği yeniden yerine yerleştirerek titanyum plaklarla sabitledik. Ameliyatı başarıyla tamamladık. Hastamız sağlığına kavuştu. İlçe devlet hastanelerinde bu tür özellikli ameliyatların yapılmasına imkan sağlayan İl Sağlık Müdürlüğümüze ve Sağlık Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz' dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Topal, dekompresif kraniektominin ağır kafa travmalarında hayat kurtaran bir yöntem olduğuna dikkat çekerek, gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatının hem beynin korunması hem de hastanın yaşam kalitesinin artırılması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Operasyonun Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez başarıyla uygulanmasının da gurur verici olduğunu ifade etti.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>'Allah beni evlatlarıma bağışladı'</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuşan Iraz Yavaş ise, 'Trafik kazası geçirince komaya girmişim. Kafatası kemiğimi karın bölgeme koymuşlar. Sekiz ay sonra tekrar başıma yerleştirdiler. Sağlığıma kavuştum. Doktor Ahmet Sancar Topal ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Allah beni evlatlarıma bağışladı' diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify">Hastanın eşi Hasan Yavaş da ameliyatın Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirildiğini öğrendiklerini belirterek, 'Büyükşehirlere gitmek zorunda kalmadık. Doktorlarımıza ve tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ediyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Vatandaşlardan hastaneye teşekkür</strong></p>

<p style="text-align:justify">Alaşehir Devlet Hastanesi'nde ilk kez gerçekleştirilen kranioplasti ameliyatı ilçe halkı tarafından da memnuniyetle karşılandı. Emekli öğretmen Adil Nergiz, 'İlçemizde böyle önemli bir beyin ameliyatının yapılması bizleri sevindirdi. Büyükşehirlere gitmenin hem maddi hem manevi yükünden kurtulduk. Bu hizmetlerin ilçemizde verilmesi gurur verici' dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Hastane yetkilileri ise ileri düzey beyin ve sinir cerrahisi uygulamalarını başarıyla sürdürdüklerini belirterek, vatandaşlara yaşadıkları ilçede nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam edeceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM, MANİSA</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/kafatasi-kemigini-8-ay-karninda-tasidi-oyle-hayatta-kaldi</guid>
      <pubDate>Mon, 03 Aug 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/08/agency/iha/kafatasi-kemigini-8-ay-karninda-tasidi.jpg" type="image/jpeg" length="40044"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de yaşam süresi 78,5 yıl oldu]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/turkiyede-dogusta-beklenen-yasam-suresi-785-yil-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/turkiyede-dogusta-beklenen-yasam-suresi-785-yil-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni doğmuş bir bireyin mevcut ölümlülük risklerine maruz kalması durumunda yaşaması beklenen ortalama yıl sayısı olarak tanımlanan 'doğuşta beklenen yaşam süresi' Türkiye'de 2022-2024 döneminde 78,1 yıl iken 2023-2025 döneminde 78,5 yıl oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2023-2025 dönemi Hayat Tabloları'nı açıkladı. Buna göre, yeni doğmuş bir bireyin mevcut ölümlülük risklerine maruz kalması durumunda yaşaması beklenen ortalama yıl sayısı olarak tanımlanan 'doğuşta beklenen yaşam süresi' Türkiye'de 2022-2024 döneminde 78,1 yıl iken 2023-2025 döneminde 78,5 yıl oldu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Kadınların erkeklerden 5,2 yıl daha uzun yaşadığı görüldü</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye'de 2022-2024 döneminde erkeklerde 75,5 yıl olan doğuşta beklenen yaşam süresi, 2023-2025 döneminde 75,9 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl iken 81,1 yıl oldu. Genel olarak kadınlar erkeklerden daha uzun süre yaşamakta olup erkekler ve kadınlar arasındaki doğuşta beklenen yaşam süresi farkı 5,2 yıldır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Beklenen yaşam süresi 15 yaşındaki kişiler için 64,7 yıl oldu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki kişilerin ortalama kalan yaşam süresi 64,7 yıl oldu. Erkekler için bu süre 62,1 yıl iken kadınlarda 67,3 yıl oldu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Beklenen yaşam süresi 30 yaşındaki kişiler için 50,3 yıl oldu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye'de, 30 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 50,3 yıl oldu. Erkekler için bu süre 47,8 yıl iken kadınlarda 52,7 yıl oldu. Bu yaş için kadın ve erkek arasındaki beklenen yaşam süresi farkı 4,9 yıldır.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Beklenen yaşam süresi 50 yaşındaki kişiler için 31,3 yıl oldu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye genelinde, 50 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 31,3 yıl oldu. Erkekler için bu süre 29 yıl iken kadınlarda 33,4 yıl oldu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Beklenen yaşam süresi 65 yaşındaki kişiler için 18,4 yıl oldu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye'de 2023-2025 dönemi hayat tabloları sonuçlarına göre, 65 yaşında olan bir kişinin kalan yaşam süresi ortalama 18,4 yıl olarak hesaplandı. Erkekler için bu süre 16,7 yıl iken kadınlarda 20 yıl oldu. Diğer bir ifade ile 65 yaşındaki kadınların erkeklerden ortalama 3,3 yıl daha uzun yaşaması beklenmektedir.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin uzadığı görüldü</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye'de eğitim düzeyine göre beklenen yaşam süresi incelendiğinde; eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de uzadığı görüldü. Her yaştaki beklenen yaşam süresi, düşük eğitime sahip kişiler arasında daha az olurken, artan eğitim düzeyi ile birlikte beklenen yaşam süresinin de arttığı görüldü.</p>

<p style="text-align:justify">Cinsiyet ayrımında, eğitim düzeyine göre beklenen yaşam süresine bakıldığında, hem erkek hem de kadınlarda eğitim düzeyi yükseldikçe beklenen yaşam süresinin de arttığı tespit edildi. Yaşı 30 olan erkekler için ortaöğretim altı eğitim seviyesi ile yükseköğretim eğitim seviyelerinde beklenen yaşam süresi farkı 5,1 yıl iken kadınlar için bu farkın 4,6 yıl olduğu görüldü.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Doğuşta sağlıklı yaşam süresi 58 yıl oldu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Belirli bir yaştaki kişinin günlük hayattaki faaliyetlerini sınırlandıracak bir sağlık sorunu olmadan yaşaması beklenen yıl sayısı olarak tanımlanan 'sağlıklı yaşam süresi', sıfır yaşında bulunan bir kişi için toplamda 58 yıl, erkeklerde 59,1 yıl ve kadınlarda 56,9 yıl olarak hesaplandı. Buna göre, erkeklerin sağlıklı yaşam süresinin kadınlardan 2,2 yıl daha uzun olduğu görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/turkiyede-dogusta-beklenen-yasam-suresi-785-yil-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Jul 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/07/7eb022d4-6o3al8nnisv2gilwyjpavn.jpeg" type="image/jpeg" length="65599"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[850 yıl sonra ilk kez görülecek]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/850-yil-sonra-ilk-kez-gorulecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/850-yil-sonra-ilk-kez-gorulecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni Zelanda'nın Dunedin kentinde 22 Temmuz 2028'de gerçekleşecek tam Güneş tutulması için hazırlıklar şimdiden başladı. 850 yıl sonra ilk kez görülecek doğa olayı nedeniyle oteller iki yıl önceden rezervasyon almaya başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Zelanda'nın güneyindeki Dunedin kenti, 22 Temmuz 2028'de gerçekleşecek tam Güneş tutulmasına hazırlanıyor. Kentte yaklaşık 850 yıl sonra ilk kez gözlemlenecek tutulma nedeniyle oteller iki yıl önceden rezervasyon almaya başladı.</p>

<p>22 Temmuz 2028 günü saat 16.17'de Ay, Güneş'in önünden geçerek yaklaşık 100 kilometre genişliğinde bir gölgeyi Yeni Zelanda'nın üzerine düşürecek.</p>

<p>Bu hattın içindeki bölgeler, 2 dakika 51 saniye boyunca gündüz vakti karanlığa gömülecek.</p>

<p><img alt="OTELLER ŞİMDİDEN DOLMAYA BAŞLADI 1" decoding="async" fetchpriority="auto" height="496" loading="lazy" src="https://images.ntv.com.tr/images/iStock-824608486-208325.jpg?width=880&amp;format=webp" title="OTELLER ŞİMDİDEN DOLMAYA BAŞLADI 1" width="880" /></p>

<h2>OTELLER ŞİMDİDEN DOLMAYA BAŞLADI</h2>

<p>Tutulmaya iki yıl olmasına rağmen kentteki oteller yoğun ilgi görüyor. Bölgedeki otellerin tutulma gözlüğünün de dahil olduğu özel konaklama paketleri kısa sürede tamamen dolarken, birçok işletme rezervasyon talepleri almaya devam ediyor.</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaklaşık 130 bin nüfuslu Dunedin'e tutulmayı izlemek için 35 bin ziyaretçinin gelmesi bekleniyor. Kent yönetimi de bu doğa olayının bölge turizmine önemli katkı sağlayacağını öngörüyor.</p>

<p><img alt="&quot;GÖRECEK İLK İNSANLAR BİZ OLACAĞIZ&quot; 2" decoding="async" fetchpriority="auto" height="496" loading="lazy" src="https://images.ntv.com.tr/images/iStock-1480498138-487851.jpg?width=880&amp;format=webp" title="&quot;GÖRECEK İLK İNSANLAR BİZ OLACAĞIZ&quot; 2" width="880" /></p>

<h2>"GÖRECEK İLK İNSANLAR BİZ OLACAĞIZ"</h2></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/850-yil-sonra-ilk-kez-gorulecek</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Jul 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/07/i-stock-2083530475-471236.webp" type="image/jpeg" length="23014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yargıtay, 'altınlar kimin?' tartışmasında noktayı koydu]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/yargitay-altinlar-kimin-tartismasinda-noktayi-koydu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/yargitay-altinlar-kimin-tartismasinda-noktayi-koydu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, onlarca yıl yürürlükte olan içtihadı değiştirdi. Yeni içtihada göre; takılar kime takıldıysa ona ait olacak. Bilezik, kolye gibi kadına özgü ziynetler geline; erkeğe takılan para, çeyrek altın ve saat gibi takılar ise damada ait olacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">İstenmeyen bir durum olmasına rağmen toplumda son zamanlarda boşanma vakalarında belirgin bir artış var. Boşanma davalarında en büyük tartışma ise düğünde takılan altınların kadıma mı erkeğe mi ait olduğu yönünde yaşanıyor. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024 yılında verdiği içtihat kararıyla yıllarca uygulanan takı dağılımını değiştirdi. Önceki yıllarda düğünde kime takılırsa takılsın altınların geline ait olduğuna hükmeden Daire, 2024 sonrası uygulamayı değiştirdi. Yeni içtihada göre; takılar kime takıldıysa ona ait olacak. Bilezik, kolye gibi kadına özgü ziynetler geline; erkeğe takılan para, çeyrek altın ve saat gibi takılar ise damada ait olacak. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi geçtiğimiz günlerde verdiği yeni bir kararda; takı dağılımının neden değiştiğini izah etti. Bir boşanma davasında davacı kadın, düğünde damada takılan 6 adet çeyrek altının da kendisine ait olduğunu iddia etti. Aile Mahkemesi talebi yerinde buldu. Damat avukatı tarafından istinafa taşınan davada Bölge Adliye Mahkemesi, kadına özgü olmayan ve erkek üzerine takılan takıların da kadına ait olduğuna hükmetti. Karar erkek tarafından temyiz edilince devreye giren Yargıtay 2 Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza attı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Gelenekler ve ekonomik şartlar değişince</strong></p>

<p style="text-align:justify">Düğünde takılan altın ve paraların kime ait olduğu tartışmalarını bitiren kararda, yıllarca süren uygulamanın neden kaldırıldığı da ayrıntılarıyla anlatıldı. Dairenin önceki içtihatlarının, 'aksine bir anlaşma ya da örf âdet kuralı olmadığı takdirde, düğünde kim tarafından hangi eşe ne verilirse verilsin, ne takılırsa takılsın (ziynet eşyası, altın, döviz, TL vs.) bunların hepsi kadına ait sayılır' yönünde olduğu hatırlatıldı. Toplumun gelenek ve göreneklerinin zamanla değişikliğe uğradığının vurgulandığı kararda şu ifadelere yer verildi: 'Ekonomik ve hukuksal ilişkilerin dinamik yapısı ve özellikle; düğünlerde kadına özgü ziynet eşyalarının dışında, ortak bir yaşam kurma aşamasında olan eşlere maddî katkı sağlamak amacıyla, ekonomik değeri olan başka şeylerin de takılması dikkate alınarak, düğünde eşlere takılan ve ekonomik değeri olan eşyalarla ilgili davalarda, Dairemizin içtihatlarında değişikliğe gidilmesi zorunluluğu doğmuştur. Bu konuda Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda taraflar arasında anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ve ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse verilmiş sayılır. Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir. Uyuşmazlık, tarafların iddia ve savunmaları da dikkate alınarak bu ilkeler doğrultusunda çözülmelidir. Hemen belirtilmelidir ki, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Ziynet alacağı davalarında da olağan olan kadına özgü ziynet eşyalarının kadın eşin himayesinde bulunmasıdır. Bunun aksini iddia eden kadın eş iddiasını ispatla mükelleftir. Ziynet eşyası davasında dava konusu altınların varlığı ve bu altınların kadın eşte olmadığı şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanmalıdır. '</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Aile Mahkemesi kararı bozuldu</strong></p>

<p style="text-align:justify">Somut olayda; 4 adet 22'şer gram bilezik, 3 adet gremse altın (Darphane tarafından basılan, halk arasında 'iki buçukluk' olarak da bilinen yüksek gramajlı bir ziynet ve yatırım altınıdır. Tam 10 adet çeyrek altına veya 2,5 adet tam altına eş değerdir), 10 adet çeyrek altın ve 1 adet 14 gram kolye-zincirin davalı erkek tarafından harcandığı ve davacı kadına iade edilmediği hatırlatıldı. Kararda şöyle denildi: 'Bu ziynetler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dosyada mevcut bilirkişi raporunda düğün sırasında davalı erkeğe 6 adet çeyrek altın takıldığı açıkça belirlenmiştir. Doğrudan erkeğe takılan ve niteliği itibarıyla kadına özgü ziynet eşyası sayılmayan bu 6 adet çeyrek altının davalı erkeğe ait olduğunun kabulü gerekirken, İlk Derece Mahkemesince toplam 16 adet çeyrek altının tamamının davacı kadın lehine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, çeyrek altınlar yönünden yalnızca 10 adet üzerinden kabul kararı verilmesi gerekirken, erkeğe ait olan 6 adet çeyrek altının da davacıya ait kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. '</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/yargitay-altinlar-kimin-tartismasinda-noktayi-koydu</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/07/asiret-dugununde-dudak-ucuklatan-taki-toreni-tam-3-kilo-altin-4-milyon-tl-takildi-1721115245-2004.jpg" type="image/jpeg" length="89126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düğün videosu olmayan çift 200 bin TL tazminat kazandı]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/dugun-videosu-olmayan-cift-200-bin-tl-tazminat-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/dugun-videosu-olmayan-cift-200-bin-tl-tazminat-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir'de üç yıl önce dünya evine giren genç çift, kameranın kayıt tuşuna basılmaması nedeniyle düğün videolarının olmadığını öğrenince adeta tüm hayalleri yıkıldı. Ellerinde yakınlarının çektiği cep telefonu videosu olan çift, kameramana açtıkları davada 200 bin TL tazminat kazandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">İzmir'in Bayraklı ilçesinde yaşayan Feride-Şeref Derin (27) çifti, hayatlarını görkemli bir düğünle birleştirmeye karar verdi. Genç çift, Karabağlar ilçesindeki bir düğün salonunda 27 Aralık 2023'te dünya evine girdi. Gelin ve damadın hazırlıklarının ardından yapılan düğün, sonrasında yaşanılanlar ile adeta hayal kırıklığına dönüştü. Kameramandan düğün görüntülerini isteyen çift, görüntülerinin olmadığını öğrenince dünyaları başına yıkıldı. Ellerinde düğünden kamera ile çekilen hiçbir görüntü bulunmayan çift, şimdi ise kendilerini yakınlarının cep telefonlarından topladıkları görüntüler ile mutlu hissetmeye çalışıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Çift, İzmir Tüketici Mahkemesine mağdur edildiklerini belirterek manevi tazminat davası açtı. Mahkeme, çiftin mağduriyetini haklı bularak kişi başı 100'er bin TL olmak üzere toplamda 200 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W746204 02" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/07/a-w746204-02.jpg" width="1166" /></p>

<p style="text-align:justify">Günün heyecanının, ailesiyle yaşadıkları anların kayıt altına alınmasını istediklerini ifade eden Feride Deren, düğün bitiminde kayıtları istediğimizde ise bize 'kameranın kayıt almadığını' söylediler. Avukatımızla hukuki süreci başlattık. Amacımız yaşadığımız mağduriyetin duyulması ve başka çiftlerin bu durumu yaşamamasıdır' diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify">Şeref Derin ise 'O güne ait elimizde nerdeyse hiç görüntü olmaması manevi açıdan bizim için çok üzücü. Düğün hayatımızda bir kez oluyor. Kaybolan görüntüler değil hatıralarımız' dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Konuyla ilgili açıklama yapan Avukat Ebru Bilgen, 'Düğünde salonda gezen bir kameraman var. Ancak düğün bitiminde kameraman, bu kameranın çekim yapmadığını, yalnızca sabit, güvenlik kamerası niteliğinde ve sesi olmayan başka bir kameranın kayıtta olduğunu belirtiyor. Düğün anlaşması yapıldığı esnada müvekkillere, 'Siz dışarıdan bir kamera getiremezsiniz ve çekim yapmanız da yasak, çünkü bizim bir kameramanımız var' deniliyor. Bu sabit kameranın kayıtlarında da gezen kameraman sıkça görünüyor. Tüm düğünü aslında çekiyormuş gibi yapıyor ama bir tuşa basmamış ve düğün baştan sona hiç kaydedilmemiş. Bu durum müvekkiller için manevi anlamda kabul edilemez bir durumdur. Bunun bir geri dönüşü yok, çünkü bir kere yaşanan bir olay' diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>'Emsal teşkil edecek bir karar'</strong></p>

<p style="text-align:justify">İzmir Tüketici Mahkemelerine başvurduklarını ve tazminat taleplerinin kabul edildiğini aktaran Bilgen, 'Kişiler, hayatlarında bir kere yaşadıkları bir anı bir daha hiç izleme fırsatı bulamayacaklar ve bu da manevi anlamda onların zarar görmesine neden oldu. İzmir Tüketici Mahkemelerinden bu konuda emsal teşkil edecek bir karar çıktı. Mahkemece manevi tazminata hükmedildi. Olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte, kişi başı 100'er bin TL olmak üzere toplamda 200 bin TL manevi tazminata hükmedildi' ifadelerine yer verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>'Mutlaka yargıya taşımalılar'</strong></p>

<p style="text-align:justify">Benzer konuların mutlaka yargıya taşınması gerektiğinin altını çizen Bilgen, şunları kaydetti:</p>

<p style="text-align:justify">'Sosyal medyada müvekkillerin bazı paylaşımları oldu. Paylaşımların altında yapılan yorumlara baktığımızda, aslında birçok kişinin başına benzer durumların geldiğini ancak yargı yoluna başvurmadıklarını fark ettik. Kişiler zamanaşımı sürelerine de dikkat ederek, başlarına böyle bir durum geldiğinde bunları mutlaka yargıya taşımalılar.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, İZMİR</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/dugun-videosu-olmayan-cift-200-bin-tl-tazminat-kazandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/07/agency/iha/bir-tusla-hayalleri-yikildi-dugun-videosu-olmayan-cift-200-bin-tl-tazminat-kazandi.jpg" type="image/jpeg" length="48091"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yedek anahtarla kiracının evine giren mülk sahibi yandı]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/yedek-anahtarla-kiracinin-evine-giren-mulk-sahibi-yandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/yedek-anahtarla-kiracinin-evine-giren-mulk-sahibi-yandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çeşitli bahanelerle kiracının rızası olmadan, yedek anahtarla veya çilingirle eve giren mülk sahibine kötü haber var. Hukukçular davranışın, 'Konut Dokunulmazlığının İhlali' suçunu oluşturduğunu ve 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırıldığını dile getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Muhtelif bahanelerle ev sahibinin kiracının dairesine izinsiz girenler şok cezayla karşılaşabiliyor. Bursa Barosu avukatlarından Selman Nuri Kaya, 'Ev sahibi habersiz eve girebilir mi?' sorusuna 'Kesinlikle hayır' cevabını verdi. İhlalin sadece 'ayıp bir davranış' olarak kalmayabileceğine vurgu yapan Avukat Selman Nuri Kaya, 'TCK 116. Madde kapsamında şikayete bağlı ceza soruşturması gündeme gelebilir. Eğer eylem cebir, tehdit veya gece vakti gibi nitelikli unsurlarla işlenmişse TCK m.116/4 ve şartları varsa TCK m.119 çerçevesinde daha ağır sonuçlar doğabilir.</p>

<p style="text-align:justify">Ev Sahibi Anahtarı Bulunduramaz. Ev sahibinin sözleşme süresince kiracının rızası dışında girebilmek için yedek anahtar bulundurması ve kullanması yasalara aykırıdır. Satış, yeni kiracı adayına gösterme veya zorunlu onarım gibi durumlarda dahi ev sahibi kiracıya önceden haber vermek ve onay almak zorundadır. Habersiz veya izinsiz girişlerde suç işlenmiş sayılır. Yalnızca su patlaması, yangın gibi evi ve çevreyi tehdit eden çok acil durumlarda polisle veya yetkililerle içeri girilebilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Delillerinizle (kamera kayıtları, şahitler, mesajlar vb.) birlikte Cumhuriyet Savcılığı'na 'Konut Dokunulmazlığının İhlali' suçundan şikayetçi olabilirsiniz. Kira ilişkisini düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 319. maddesine göre; kiracı, evin satışı, bakımı veya sonraki kiralama süreçleri için zorunlu olduğu ölçüde, ev sahibinin veya onun belirlediği 3. kişilerin (emlakçı, alıcı adayı vb.) evi gezip görmesine izin vermekle yükümlüdür' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/yedek-anahtarla-kiracinin-evine-giren-mulk-sahibi-yandi</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/07/yedek-anahtarla-kiracinin-evine-giren-mulk-sahibi-yandi-1784010544-404-large.webp" type="image/jpeg" length="60967"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Düğün alanını kelebekler sardı, oyunu ve dansı kelebekler yaptı]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/dugun-alanini-kelebekler-sardi-oyunu-ve-dansi-kelebekler-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/dugun-alanini-kelebekler-sardi-oyunu-ve-dansi-kelebekler-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak'ta kına gecesi yapmak isteyen çiftin eğlenmelerine kelebekler engel oldu. Düğün alanının etrafında yapılan ışıklandırmaya gelen binlerce kelebek, davetlilerin halay çekmesine izin vermedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde günlerdir etkili olan sıcaklar nedeniyle tırtıllar kelebeğe dönüşünce sokak lambalarına dadandılar. Binlerce kelebek akşam saatlerinde ışıklandırma gördüğü her yeri istila etti. İlçeye bağlı Başaran köyünde binlerce kelebek kına gecesi olan kır düğününe dadandı. Davetliler otururken kelebekler ışıklandırma önünde son danslarını etti.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W742886 01" class="detail-photo img-fluid" height="3024" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/07/a-w742886-01.jpg" width="4032" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Orkestra eşliğinde saatlerce ışıklandırmanın etrafında dolaşan kelebekler gece geç saatlere kadar davetlilerin halay çekmesine engel oldu. Kına gecesi gelin ve damat kına yaktıktan sonra düğünü bitirmek zorunda kaldı. Meşe ağaçlarından beslenen ve her geçen gün gittikçe fazlalaşan on binlerce kelebek akşam hava kararınca sokak lambaları etrafında sabaha kadar uçuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, ŞIRNAK</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/dugun-alanini-kelebekler-sardi-oyunu-ve-dansi-kelebekler-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/07/a-w742886-02.jpg" type="image/jpeg" length="33036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Estetik işlem sonrası dudağı çürüdü]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/estetik-islem-sonrasi-dudagi-curudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/estetik-islem-sonrasi-dudagi-curudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını ileri süren 3 çocuk annesi 47 yaşındaki aşçı Songül Uzunoğlu'nun hukuk mücadelesi 7 yıldır sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Antalya'da arkadaşlarının tavsiyesi üzerine 2019 yılının Şubat ayında Muratpaşa ilçesi Lara bölgesindeki güzellik ve estetik merkezine başvuran Songül Uzunoğlu'na, iddiasına göre göz altı torbaları için yapılacak işlemde göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüz bölgesinde dolgu olarak kullanılacağı, operasyonun kalıcı, ekonomik ve 2 yıl garantili olduğu söylendi. Mart ayında yapılan ilk işlemin ardından kalıcı olacağı belirtilen dolgunun kısa sürede kaybolduğunu belirten Uzunoğlu, işlemin başarısız olması üzerine aynı merkeze yeniden başvurdu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W740098 04" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/07/a-w740098-04.jpg" width="1536" /><br />
<br />
<strong>İşlem 4 kez tekrarlandı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Uzunoğlu'na 2019 yılı içerisinde farklı tarihlerde birden fazla işlem uygulandı. İlk işlemin ardından yüzündeki dolgunun kısa sürede eridiğini belirten Uzunoğlu, nisan ayında ikinci kez operasyona alındı. Bu süreçte kendisine alt dudağına da dolgu yapılmasının önerildiğini anlatan Uzunoğlu, mayıs ayında üçüncü kez merkeze çağrıldı. Göbek bölgesinden alınan yağ dokusu yeniden yüzüne uygulanırken, alt dudağına da dolgu yapıldı. Yapılan işlemler için toplam 7 bin 500 TL ödeyen Uzunoğlu, dolguların yeniden kaybolması üzerine 18 Kasım 2019'da dördüncü kez işlem yaptırdı, bu işlem sırasında dudağına da müdahale edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Son işlemden sonra şiddetli ağrı yaşadığını, dudağında morarma ve doku kaybı oluştuğunu ileri süren Uzunoğlu, süreçte defalarca operasyon geçirdiğini belirtti. Uzunoğlu, "2019 yılında bir arkadaş tavsiyesiyle Antalya'da gittiğim güzellik merkezine göz altı ışık dolgusu için başvurdum. Merkezin yönlendirmesiyle yağ grefti işlemi yapıldı. Ben göz altıma müdahale istemiştim fakat yüzüme de işlem yapıldı. Üç kez tekrarlandı ama dolgular tutmadı. Yüzümde tuhaflık ve orantısızlık olduğu için dördüncü işlemi telafi amaçlı yapacaklarını söylediler. Ben de kabul ettim çünkü zaten çok kötü görünüyordu" dedi.<br />
<br />
<strong>"Dudağımı besleyen ana damar tıkandı"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Dördüncü işlem sırasında dudağına da dolgu yapıldığını söyleyen Uzunoğlu, işlem sonrası hayatının değiştiğini ifade ederek, "Dördüncü işlemde dudağıma da dolgu yapıldı. Bu işlem sırasında dudağımı besleyen ana damarın tıkandığını ve dudak dokumu tamamen kaybettiğimi öğrendim. 2019 yılından beri sağlık sorunları, tedaviler ve hukuk mücadelesiyle yaşıyorum. Gördüğünüz dudağım, yanak içlerimden alınan dokularla oluşturulmaya çalışıldı. Bu süreçte defalarca operasyon geçirdim. Ağzımın içi hâlâ dikişli gibi. Hâlâ düzelmedi ve düzelmesi için ciddi operasyonlara, ciddi bir paraya ihtiyacım var" diye konuştu.<br />
<br />
<strong>Ceza dosyasında beraat kararı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Olayla ilgili Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada doktorlar, "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan yargılandı. Mahkeme, dosyada alınan Adli Tıp Kurumu raporunda hiperbarik oksijen tedavisine geç başlanmasının komplikasyon yönetimi açısından tıbben uygun olmadığının belirtildiğini, ancak zamanında tedavi uygulanmış olsa dahi dudakta nekroz tablosu gelişebileceğinin ifade edildiğini kaydetti. Mahkeme, sanıkların eylemleri ile taksirle yaralama suçu arasında kesin illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.<br />
<br />
<strong>Tüketici Mahkemesi tazminata hükmetti</strong></p>

<p style="text-align:justify">Antalya 1. Tüketici Mahkemesi'nde görülen maddi ve manevi tazminat davasında ise farklı bir değerlendirme yapıldı. Mahkeme, dosya kapsamı ve raporlar doğrultusunda uygulamaların tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı kanaatine vardı. Mahkeme, 8 bin 250 TL tedavi masrafı ve 236 bin 81 TL iş gücü kaybı olmak üzere 244 bin 331 TL maddi tazminata, ayrıca 750 bin TL manevi tazminata hükmetti ve Uzunoğlu lehine faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminat kararı verildi. Karşı taraf ise bu talepleri reddetti.<br />
<br />
<strong>"Mahkeme ilerlemiyor"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tazminat davasının 2025 yılında karara bağlandığını ancak ödeme yapılmadığını öne süren Uzunoğlu, sürecin uzadığını belirterek, "Doktor ceza davasından ceza almadı. Çünkü dava taksirle yaralama suçundan açılmıştı. Tüketici Mahkemesi'ndeki tazminat davam 2025 yılında sonuçlandı fakat o tarihten beri ödeme yapılmadığı gibi dosyanın uzatılmaya çalışıldığını düşünüyorum. Karşı taraf üst mahkemeye başvurdu, biz de sabırla bekledik. 2019 Kasım ayından beri bu sürecin içindeyim, 2026 Temmuz ayındayız. Son olarak tebligat ve evrak eksiklikleri nedeniyle dosya yeniden ilk mahkemeye gönderildi. Mahkeme ilerlemiyor. Kimse benim hakkımı aramıyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W740098 02" class="detail-photo img-fluid" height="1186" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/07/a-w740098-02.jpg" width="796" /><br />
<br />
<strong>"Ben bir insanım, ben bir kadınım"</strong></p>

<p style="text-align:justify">Hâlâ tedaviye ve yeni operasyonlara ihtiyaç duyduğunu söyleyen Uzunoğlu, yaşadığı sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendisini yıprattığını dile getirdi. Uzunoğlu, "Ben bu haldeyim. Hâlâ tedavilere, hâlâ operasyonlara ihtiyacım var. Dudağımın durumu ortada. Gülüşüm yok, yemek yemek problem. Ben artık adaletin yerine gelmesini istiyorum. Ben bir insanım, ben bir kadınım. İnsanlar günümüzde bu işlemleri çok sık yaptırıyor. Ben hayatımda böyle bir şey yaptırdım ve güvendim. Beni bu hale getirdiler. Buna rağmen yaptıkları hatanın arkasında durmadılar, destek olmadılar. Bir insanın hayatını, yaşamını hiçe saydılar." dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, YAŞAM, ANTALYA</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/estetik-islem-sonrasi-dudagi-curudu</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/07/a-w740098-05.jpg" type="image/jpeg" length="72101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[10 Yılda Alışkanlıklar Değişti: Gazete Yerini Sosyal Medyaya Bıraktı]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/10-yilda-aliskanliklar-degisti-gazete-yerini-sosyal-medyaya-birakti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/10-yilda-aliskanliklar-degisti-gazete-yerini-sosyal-medyaya-birakti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TÜİK'in araştırmasına göre gazete okuma oranı son 10 yılda yaklaşık yarı yarıya düştü. Aynı dönemde sosyal medya kullananların oranı iki katından fazla artarak yüzde 71,7'ye ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Zaman Kullanım Araştırması'nın üçüncü sonuçlarını yayımladı. Daha önce 2006 ve 2015 yıllarında gerçekleştirilen araştırma, bireylerin günlük zamanlarını hangi faaliyetlere ayırdığını ortaya koyarken, son 10 yılda dijitalleşmeyle birlikte alışkanlıkların önemli ölçüde değiştiğini gösterdi.</p>

<p style="text-align:justify">Araştırmaya göre en dikkat çekici düşüş gazete, dergi ve benzeri yayınları okuma alışkanlığında yaşandı. Bu yayınları okuyanların oranı 2015'te yüzde 39,4 iken 2025'te yüzde 20,1'e geriledi. Buna karşılık sosyal medya kullananların oranı yüzde 33,9'dan yüzde 71,7'ye yükseldi.</p>

<p style="text-align:justify">Son dört haftada en fazla gerçekleştirilen eğlence ve kültür faaliyeti yüzde 88,8 ile televizyon izlemek oldu. Televizyonu yüzde 71,7 ile sosyal medya kullanımı, yüzde 67,5 ile akraba ziyareti izledi. Sosyal medya kullanım oranı erkeklerde yüzde 77, kadınlarda ise yüzde 66,6 olarak belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Araştırmada, 10 yaş ve üzeri bireylerin gün içinde en fazla zamanı uykuya ayırdığı görüldü. Günlük ortalama uyku süresi 8 saat 55 dakika olarak hesaplanırken, hafta sonu bu süre 9 saat 28 dakikaya çıktı. Uykunun ardından en fazla zaman yemek ve kişisel bakım, istihdam faaliyetleri ile hanehalkı ve aile bakımına ayrıldı.</p>

<p style="text-align:justify">Çalışanların istihdam faaliyetlerine ayırdığı günlük süre ortalama 5 saat 41 dakika oldu. Kadınlar hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 3 dakika ayırırken, erkeklerde bu süre 58 dakika olarak kaydedildi.</p>

<p style="text-align:justify">Sportif faaliyetlerde ise ilk sırayı yüzde 11,7 ile yürüyüş veya koşu aldı. Bunu yüzde 4,1 ile futbol ve yüzde 2,5 ile aletli spor takip etti. Son 10 yılda futbol oynayanların oranı düşerken, voleybol oynayanların oranında artış görüldü.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>TEKNOLOJİ, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/10-yilda-aliskanliklar-degisti-gazete-yerini-sosyal-medyaya-birakti</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 16:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2025/10/teknolojinin-stres-ve-kaygi-duzeylerine-etkisi-1200x800.webp" type="image/jpeg" length="38171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nikah dairelerinde 26.06.2026 yoğunluğu]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/nikah-dairelerinde-26062026-yogunlugu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/nikah-dairelerinde-26062026-yogunlugu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana'da evlilik tarihlerinin akılda kalıcı olmasını isteyen yüzlerce çift, '26.06.2026' rakam uyumunu yakalamak amacıyla nikah dairelerine akın etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">26.06.2026 tarihinde nikah yapmak isteyen çiftler, Türkiye genelinde olduğu gibi Adana'da da yoğunluğa neden oldu. Bu sembolik günde evlendirme dairelerinde randevu defterleri tamamen doldu. Sabahın erken saatlerinden itibaren hareketliliğin gözlendiği nikah dairelerinde çiftler, bu anlamlı günde 'evet' demenin mutluluğunu yaşadı.</p>

<p style="text-align:justify">Memurların çiftlerin işlemlerini yetiştirmek için yoğun mesai harcadığı törenlerde, salon girişlerinde uzun kuyruklar oluştu. Bu anlamlı tarihi ölümsüzleştiren çiftlerin heyecanına ortak olan davetliler salonları doldururken, yüzlerce çift evlilik tarihlerini '26.06.2026' olarak tescillemenin mutluluğunu yaşadı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W734373 06" class="detail-photo img-fluid" height="2268" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w734373-06.jpg" width="4032" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>'Unutulmaması için özellikle seçtim'</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tarihin özel olmasını istediğini belirten Merve Aliyebiçer, 'Evet özellikle seçtik, sonu başı aynı olduğu için. Kelimeler ile ifade edemeyiz. Ben özellikle seçtim unutulmaması için' dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Efekan Efe ise, 'Unutulmaz olsun istedik, çok mutluyuz, çok heyecanlıyız. Gelin hanım seçti tarihi' diye konuştu.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>'Tarihi rüyamda gördüm'</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tarihin akılda kalıcı olduğunu söyleyen Ali Mümtaz Çelik, 'Güzel bir tarih, akılda kalıcı bir tarih. O yüzden tercihimiz de bu yönde oldu. Mutluyuz, şu an buradayız. Bir ömür mutluluğa ilk adımı atıyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify">Buket Hünerli Türkoğlu da, 'Zor bir süreçti, birbirimizi bulduğumuza da çok mutluyuz. Tarihin önemi; rüyamda nikah tarihini 25.05.2025 olarak görmüştüm o gün yapamadık, eşim de '26.06.2026 tarihinde olsun' dedi. Biz de hemen yaptık' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/nikah-dairelerinde-26062026-yogunlugu</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/06/agency/iha/nikah-dairelerinde-26062026-yogunlugu.jpg" type="image/jpeg" length="90419"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Mücadele Kahramanı Kara Fatma'nın hazin öyküsü]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/milli-mucadele-kahramani-kara-fatmanin-hazin-oykusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/milli-mucadele-kahramani-kara-fatmanin-hazin-oykusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurtuluş savaşının gerçekleştirildiği Milli Mücadele Dönemi'nde cepheden cepheye koşan, 300 kişilik birliğiyle Batı Cephesi'nde savaşan 'Kara Fatma' lakaplı Üsteğmen Fatma Seher'in hazin hayat hikayesi dinleyenleri hayretler içerisinde bırakıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası vatanın İtilaf Devletleri tarafından dört bir yandan işgal edilmesinin ardından bağımsızlık savaşı başladı. Ülkenin işgalci devletlerden temizlenmesi için bir yandan kongreler yapılırken, bir süre sonra açılan cephelerde kanlı direnişler verildi. Bu direnişlere yokluk içinde olan halk da tüm imkanlarıyla destek verdi.</p>

<p style="text-align:justify">Bebeğiyle cepheye mühimmat taşırken donarak şehit olan <strong>Şerife Bacı</strong>, Erzurum'daki Aziziye savunmasında gösterdiği üstün cesaretle Kurtuluş Savaşı'nın simge isimlerinden olan <strong>Nene Hatun</strong>, Antep savunmasında Fransızlara karşı destan yazan Şahin Bey sadece bunlardan bir kaçı. Ama öyle bir isim var ki Milli Mücadele döneminde asker eşiyle cepheden cepheye koştu, askerlere yemek pişirdi; gerektiğinde de yaralarını sardı. O isim<strong> 'Kara Fatma' </strong>lakaplı Üsteğmen <strong>Fatma Seher</strong>'di.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Fatma Seher, cesaretiyle Türk kadınının ulusal kurtuluş mücadelesine verdiği katkıyı gözler önüne serdi. 'Kara' lakabını ve üsteğmen rütbesini Mustafa Kemal Atatürk'ten alan Fatma Seher, 300 kişilik birliğiyle Batı Cephesi'nde yer aldı. Bursa'nın işgali sırasında da müfrezesiyle Bursa'ya gelen Kara Fatma, şehrin kurtuluşunda da büyük rol oynadı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Evsiz kaldı, sefalet çekti</strong></p>

<p style="text-align:justify">Fatma Seher'in hazin dolu hayat öyküsü de tarih sayfalarında yer aldı. Kara Fatma'ya savaşın ardından üsteğmenlik maaşı bağlandı. Ancak o kendisine bağlanan üsteğmenlik maaşını 'Ben vatanım için savaştım, para için savaşmadım' diyerek Kızılay'a bağışladı. Fatma Seher, kendisi ile birlikte savaşa katılan ve bir çatışmada elini kaybeden ve akli dengesi bozulan yeğeni küçük Fatma ile onun çocuklarını sahiplendi. İstanbul'da her yere başvurdu ancak ona durumundan dolayı hiç kimse iş vermedi. Kalacak yeri olmayan Fatma Seher, evsiz kaldı.</p>

<p style="text-align:justify">1933 yılının ilk aylarında iş bulamayınca Galata'da Rus Manastırına sığındı. Sefalet içerisinde oradaki bir odaya yerleşti. Bunun üzerinden uzun bir süre geçmeden gazeteci Mekki Sait Esen onu sefalet içinde manastır odasında bularak röportaj yaptı. Kahraman Kara Fatma'nın sefalete mahkum edilmesi halk tarafından büyük tepki çekti. Ardından başta halk olmak üzere maaşını başladığı Kızılay ve bazı kurumlar onun için adeta seferberlik ilan etti. Ve Kara Fatma'ya düzenli olarak gıda ve maddi yardım gönderildi.</p>

<p style="text-align:justify">1954 yılında Kara Fatma'ya TBMM tarafından çıkarılan özel bir kanunla aylık bağlandı. Adına marşlar yapılan, heykeller dikilen ancak sefalet içinde bir yaşam süren Fatma Seher, 2 Temmuz 1955'te İstanbul Darülaceze'de 67 yaşında hayatını kaybetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/milli-mucadele-kahramani-kara-fatmanin-hazin-oykusu</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/06/1743437-kurtulus-zaferi-nin-kahramani-kara-fatma-kimdir-bursa-da-heykeli-bulunan-kara-fatma-nin-hikayesi-nedir-kara-fatma-olayi-nedir-bursa-nin-meshur-kara-fatma-heykeli-nin-onemi-nedir-66d146b2501a7.jpg" type="image/jpeg" length="10378"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa'da inşaat brandası not defterine dönüştü!! Gören yazıyor..]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/bursada-insaat-brandasi-not-defterine-donustu-goren-yaziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/bursada-insaat-brandasi-not-defterine-donustu-goren-yaziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bursa FSM Bulvarı'ndaki bir inşaat projesinin çevresini kapatan branda, vatandaşların not defterine dönüştü. Defalarca yenilenmesine rağmen kısa sürede yeniden yazılarla dolan branda, üzerine asılan kalemlerin ardından adeta açık hava mesaj panosuna dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bursa'nın en işlek noktalarında Fatih Sultan Mehmet Bulvarı'ndaki bir inşaat projesinin çevresini kapatan branda, son dönemde vatandaşların uğrak noktası oldu.</p>

<p style="text-align:justify">Yapımı devam eden projenin çevresini kapatan branda, yoldan geçen vatandaşların adeta not defterine dönüştü. Branda, hem kalabalık hem de insanların yazdığı notlar nedeniyle kısa sürede dikkat çekmeye başladı.</p>

<p style="text-align:justify">Şiirler, hayat tavsiyeleri, duygusal mesajlar ve esprili notlarla dolan branda, zaman içinde birkaç kez yenilendi. Ancak her yeni branda da kısa süre içinde yeniden yazılarla kaplandı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Whatsapp Image 2026 06 24 At 10.14.03 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-24-at-101403-1.jpeg" width="1200" /></p>

<h3 style="text-align:justify"><strong>Çözüm Kalem Asmak Oldu</strong></h3>

<p style="text-align:justify">Yazıların önüne geçemeyen firma ise farklı bir yöntem denedi. Brandanın üzerine kalemler asıldı. Bölgeden geçen vatandaşlar düşüncelerini, anılarını ve mesajlarını doğrudan brandaya bırakmaya başladı. Ortaya çıkan görüntü ise hem bölge sakinlerinin hem de FSM Bulvarı'ndan geçenlerin ilgisini çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Branda üzerinde şiirlerden günlük notlara, arkadaşlara yazılan mesajlardan tebessüm ettiren cümlelere kadar onlarca farklı yazı yer alıyor. Başlangıçta yalnızca inşaat alanını çevrelemek amacıyla kullanılan branda, zamanla insanların düşüncelerini paylaştığı ortak bir alana dönüştü.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="Whatsapp Image 2026 06 24 At 10.14.03" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-24-at-101403.jpeg" width="1200" /></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BURSA, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/bursada-insaat-brandasi-not-defterine-donustu-goren-yaziyor</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-24-at-101402.jpeg" type="image/jpeg" length="21574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cimrilik hem boşanma hem de tazminat sebebi]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/cimrilik-hem-bosanma-hem-de-tazminat-sebebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/cimrilik-hem-bosanma-hem-de-tazminat-sebebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşine sürekli, 'banyonun ışığını çok yaktın, sifonu niye çektin, çay demleme' diyen aşırı tutumlu davranan eşine kara haber Yargıtay'dan geldi. Yüksek mahkeme, cimriliği boşanma ve maddi tazminat sebebi olarak gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Eşine sürekli, 'banyonun ışığını çok yaktın, sifonu niye çektin, çay demleme' diyen aşırı tutumlu davranan eşine kara haber Yargıtay'dan geldi. Yüksek mahkemeye göre; 'elektrik faturası artacak' diye eşi karanlıkta oturmaya zorlamak, ısınma kısıtlamasına gitmek, yiyecek israfı bahanesiyle evdeki temel gıdayı kısıtlamak boşanma ve maddi tazminat sebebi olarak gösterildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kocasının cimriliğinden dolayı sıkıntı yaşadığını öne süren K.L. isimli genç kadın Aile Mahkemesi'nin yolunu tuttu. Kocasının aşırı cimri davrandığını, eve kimsenin gelip gitmesini istemediğini, müşterek evin yaşanabilir şartlara sahip olmadığını iddia etti. Evin temel ihtiyaçlarının bile yeterince karşılanmadığını belirten K.L. 'Beni sürekli, 'banyonun ışığını çok yaktın, sifonu çektin' gibi sebeplerle hakaret edip evden kovuyor. Bir adet patates dahi kalsa eve gıda malzemesi, deterjan almıyor. Çay demlememi bile yasakladı. Kişisel temizliğine de dikkat etmiyordu. Devamlı olarak beni aldatabileceği vurgusunu yapıyordu. Evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmamıza ve aylık bin 500 TL yoksulluk nafakasına, faizi ile 30 bin TL maddi, 50 bin TL manevi tazminata karar verilmesini talep ediyorum' dedi.</p>

<p style="text-align:justify">Bursalılar kararı farklı farklı görüşlerle değerlendirirken, Yargıtay'ın kararının bundan sonraki kararlarda emsal teşkil edeceği hatırlatıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/cimrilik-hem-bosanma-hem-de-tazminat-sebebi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/06/agency/iha/cimrilik-hem-bosanma-hem-de-tazminat-sebebi.jpg" type="image/jpeg" length="75039"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[93yaşındaki kadın, Hatay'da göldeki adada yaşıyor]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/93yasindaki-kadin-hatayda-goldeki-adada-yasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/93yasindaki-kadin-hatayda-goldeki-adada-yasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hatay'da Kızılay ekipleri, Kırıkhan ilçesinde bulunan Gölbaşı Gölü'nde elektriği ve suyu olmayan adada kızıyla birlikte yaşayan 93 yaşındaki Halime Sual'e, kayıkla yardım malzemesi ulaştırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Hatay'ın Kırıkhan ilçesi Adalar Mahallesi'nde bulunan Gölbaşı Gölü, nilüfer kaplı görüntüsüyle görenleri mest ederken içerisindeki adada 93 yaşındaki Halime Sual ve kızını misafir ediyor. Anne ve kızına yuva olan elektriği ve suyu olmayan adaya tek ulaşım aracıysa kayık. Türk Kızılay ekipleri, nilüferlerle kaplı Gölbaşı Gölü'nün ortasındaki adada, yıllardır tek başına yaşayan Halime Sual'i ziyaret etti.</p>

<p style="text-align:justify">Ulaşımın sadece kayıkla yapılabildiği adaya giden ekipler, Sual'e gıda ve hijyen malzemelerinden oluşan yardım kolilerini ulaştırdı. Ellerinde çiçekle yaşlı kadının mutluluğuna ortak olan Kızılay ekipleri ve Sual arasında yaşanan duygusal anlar ise kameraya yansıdı. Yaşlı kadının elektriği olmayan adada karanlıkta kaldığında korktuğunu söylemesi üzerine Kızılay ekipleri, güneş enerjisiyle çalışan ışık sistemini kısa sürede Sual için temin ettiler.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W731074 05" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w731074-05.jpg" width="1080" /></p>

<p style="text-align:justify">Ekiplerin yürek ısıtan iyiliği karşısında mutlu olan 93 yaşındaki Sual, 'Kızılay bize herşeyi gönderiyor. Allah razı olsun, ömrünüz uzun olsun. Allah başımızdan eksik etmesin. Korkuyorum akşamları, elimden bir şey gelmez. Kimse benim yanıma gelmiyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Ekiplerin yaşlı kadınla yaşadıkları diyalogda 'Ben gelirim senin yanına, Kızılay sözünü tutar. Kızılay yine senin yanına gelecek, elektrikli lambayı getirecek' sözleriyse yaşlı kadına moral oldu.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W731074 03" class="detail-photo img-fluid" height="1350" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w731074-03.jpg" width="1080" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, HATAY</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/93yasindaki-kadin-hatayda-goldeki-adada-yasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w731074-04.jpg" type="image/jpeg" length="96953"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir günde 20 eve giren ayı yayla sakinlerini canından bezdirdi]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/bir-gunde-20-eve-giren-ayi-yayla-sakinlerini-canindan-bezdirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/bir-gunde-20-eve-giren-ayi-yayla-sakinlerini-canindan-bezdirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rize'nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı Kaçkar Koçdüzü Yaylası'nda ayı paniği yaşandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Yaylada yiyecek arayan bir ayı, yaklaşık 20 eve girerek büyük zarara neden oldu. Ayı, bazı evlerin kapı ve pencerelerini zorlayarak içeri girdi. Evlerde bulunan gıda malzemelerini dağıtan ayı, eşyalara da zarar verdi. Yayla sakinleri karşılaştıkları manzara karşısında şaşkınlık yaşadı.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W730666 04" class="detail-photo img-fluid" height="1916" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w730666-04.jpg" width="1078" /></p>

<p style="text-align:justify">O anlar yaylaya çıkan Yusuf Kus tarafından cep telefonu kamerasıyla görüntülendi.</p>

<p style="text-align:justify">Yetkililer ise vatandaşları yiyecek ve atıkları açıkta bırakmamaları konusunda uyarırken, yabani hayvanlarla karşılaşılması halinde dikkatli olunması gerektiğini hatırlattı.</p>

<p style="text-align:justify">Kaçkar Koçdüzü Yaylası'nda yaşanan olay, bölgede yaşayan vatandaşlar arasında tedirginliğe neden oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W730666 01" class="detail-photo img-fluid" height="1877" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w730666-01.jpg" width="1080" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, RİZE</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/bir-gunde-20-eve-giren-ayi-yayla-sakinlerini-canindan-bezdirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 08:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w730666-03.jpg" type="image/jpeg" length="58505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nüfusta 'sağ' gözüken abisinin 20 yıl önce öldüğünü öğrendi]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/istanbulda-akil-almaz-ihmaller-zinciri-nufusta-sag-gozuken-abisinin-20-yil-once-oldugunu-ogrendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/istanbulda-akil-almaz-ihmaller-zinciri-nufusta-sag-gozuken-abisinin-20-yil-once-oldugunu-ogrendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde 20 yıldır kayıp olarak aranan Engin Kaya'nın 2006 yılında geçirdiği trafik kazasında öldüğü ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">İstanbul Çekmeköy ilçesinde 1968 doğumlu Engin Kaya, ailesi tarafından 20 yıl boyunca kayıp olarak arandı. Aile tarafından açılan kayıp başvuruları sonuçsuz kalırken, bu süre zarfında Kaya'ya ait hiçbir ize rastlanılamadı. Engin Kaya'nın kardeşi Yıldıray Kaya'nın 2026 yılında yaptığı gaiplik başvuru esnasında ise akıl almaz gerçek ortaya çıktı.</p>

<p style="text-align:justify">Mahkeme tarafından yapılan inceleme Engin Kaya'nın 3 Kasım 2006 tarihinde Çekmeköy Madenler'de geçirdiği trafik kazası sonrası hayatını kaybettiği ortaya çıktı. Geriye dönük yapılan araştırmalarda Kaya'nın 3 gün boyunca Haydarpaşa Numune Hastanesi'nde yoğun bakımda kaldığı, burada vefat etmesinin ardından ise cenazesinin 24 gün boyunca Bakırköy Adli Tıp'ta kaldığı tespit edildi.</p>

<p style="text-align:justify">Yıldıray Kaya, Kilyos Kimsesizler Mezarlığı'na defnedildiği ortaya çıkan abisi Engin Kaya'nın mezarına ulaşamadıklarını ve bu nedenle de nüfusta hala 'sağ' olarak gözüktüğü bilgisini değiştiremediklerini ifade ederek yaşanan ihmaller zincirinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.</p>

<p style="text-align:justify">'Abimiz öldü ama yeri belli değil, üstüne belki 50 kişi gömüldü, mezarımızı nasıl bulacağız?' sözleriyle yaşadıkları mağduriyeti dile getiren Yıldıray Kaya, Adalet Bakanlığı'na ve yetkili mercilere çağrıda bulunarak abisi Engin Kaya'nın mezarının bulunmasını istedi.<img alt="A W728415 04" class="detail-photo img-fluid" height="1405" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w728415-04.jpg" width="1600" /></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Gaiplik davası açıldı, yapılan araştırmada 20 yıl önce öldüğü ortaya çıktı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Yaptıkları gaiplik başvurusu sırasında abisi Engin Kaya'nın 20 yıl önce öldüğü ortaya çıkan Yıldıray Kaya, yaşanan akıl almaz olayı şu sözlerle anlattı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">'Çekmeköy Madenler'de bu cadde üzerinde kaza oluyor ve abim bu kazada ambulansla hastaneye kaldırılıyor. Hastanede 3 gün yoğun bakımda kalıyor, yoğun bakımda kaldıktan sonra da vefat ediyor. Vefat ettikten sonra Adli Tıp'a gönderiliyor ve Adli Tıp'ta 24 gün bekletiliyor. Abimin üstünde kimliği de mevcut. O esnada Anadolu yakasında çoğu yere jandarma kolluk kuvvetleri bakıyor. Biz abimin öldüğünü 20 yıl sonra savcılıkta öğreniyoruz. Bize neden hiçbir şey bildirilmedi, evimize neden kimse ulaşmadı, telefonumuzu neden kimse aramadı? Bizim açtığımız gaiplik davasının üzerinde 1 buçuk yıl geçtikten sonra bize oradaki hakim tarafından abimin öldüğü söylendi. 'Çekmeköy'de trafik kazasında ölmüş' dedi. Bizi Numune Hastanesi'ne gönderdi. Numune Hastanesi'nden sonra Adli Tıp'a gittik. Adli Tıp'a gittikten sonra da Kilyos Kimsesizler Mezarlığı'na gömüldüğünü öğrendik.</p>

<p style="text-align:justify">'Bu işte bir şaibe var, biz bunun bir cinayet olduğunu düşünüyoruz'</p>

<p style="text-align:justify">Engin Kaya'nın nüfusta hala sağ gözüktüğünü ve bu nedenle devlet kurumlarında pek çok sıkıntı yaşadıklarını dile getiren Kaya, 'Elimizdeki belgelerde jandarma kolluk kuvvetlerinin tutanakları var. Üsküdar Polis Merkezi Karakolu'nun başkomiserinin imzası ve tutanağı var; savcının tutanağı da var. Bu kişi öldükten sonra neden 20 yıldır kütükten düşürülmüyor? 20 yıldır abim kütükte sağ gözüküyor. Devlet kurumlarına gittiğimiz zaman bize diyorlar ki, 'Abiniz sağ, abiniz yaşıyor, abinizi bulun getirin.' Biz nereden bulacağız abimizi? Bizim de 20 yıl sonra haberimiz oluyor. Bu işte bir şaibe var, biz biz bunun bir cinayet olduğunu düşünüyoruz ve bu konuyla ilgili gerekli mercilere müracaat ettik ve bu ilgili konuyla biz devamını getirmek istiyoruz. Bizim babadan kalma bir yerimiz vardı. Orayı devlet bize böldüğü için 'Abinizi bulun getirin' diyor, kardeşimin üstüne vermek için. E bu da abim de olmadığı için biz de bulamıyoruz. 20 sene olmuş' ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify">'Bir insan öldüğü zaman ölüm evrakı elinize verilmez mi?'</p>

<p style="text-align:justify">Kaya, o dönemde kaza sonrası abisinin ölmüş olduğunun hiçbir şekilde kendilerine bildirilmediğini ve 20 yıl boyunca da nüfus kütüğünden düşürülmediğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p style="text-align:justify">'Öğreniyoruz ki kaza sonrası 112 ambulans geliyor. Ambulansta olan doktorun, hemşirenin ve şoförün hepsinin dosyada isimleri var. Peki bu dosyada bunların ismi var da 20 yıldır siz bizi neden bulmuyorsunuz, bize haber vermiyorsunuz? Bu adamı neden kütükten düşürmediniz 20 yıldır? Çünkü bu işte şaibeli bir olay var, biz bu olayı cinayet olarak biliyoruz. O zamanki kolluk kuvvetleri, savcılar, hakimler; neredeydiniz bu zamana kadar? Bir insan öldüğü zaman ölüm evrakı elinize verilmez mi? Verilir. Peki siz niye kütüğe 'Böyle bir şahıs ölmüştür' diye bildirip kütükten düşürmüyorsunuz ve ailesine haber vermiyorsunuz? Gidip bu adamın adresini bulun ve ailesine deyin ki, 'Bu adam vefat etmiştir, gelin teşhis edin.' Bir bankanın 10 lira alacağı 50 defa sizin yedi sülalenizi arar, Böyle bir şey olabilir mi?'</p>

<p style="text-align:justify">'Abim öldü ama mezarlıkta nerede olduğu belli değil, benim abim sahipsiz kaldı'</p>

<p style="text-align:justify">Abisinin Kilyos Kimsesizler Mezarlığı'na gömüldüğünü ancak üzerinden 20 yıl geçtiği için mezar yerinin bulunamadığını söyleyerek duruma tepki gösteren Yıldıray Kaya, yaşadıkları mağduriyeti şu sözlerle anlattı:</p>

<p style="text-align:justify">'Bizim elimizde bütün dosyalar var. Hangi savcı, hangi jandarma komutanı, hangi başkomiser, hangi savcı bakmış hepsinin ismi dosyada var. 2006'da abim kayboluyor, mahkeme sonucunda 20 yıl sonra abimin öldüğünü duyuyorum. Siz neredeydiniz 20 yıl önce? Kanun yok muydu? Devlet yok muydu? Abimin mezar yeri de belli değil. Kilyos Kimsesizler Mezarlığı'na gömülmüş ama biz mezarı da bulamıyoruz. Çünkü 20 yıl geçtiği için yapılı değil; bir tane tabela koymuşlar sadece ve o da çürümüş gitmiş. Biz şimdi kime gidip ziyaret edeceğiz? Kime söyleyeceğiz 'Benim abim burada yatıyor' diye? Abim öldü ama mezarlıkta nerede olduğu belli değil, benim abim sahipsiz kaldı.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, İSTANBUL</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/istanbulda-akil-almaz-ihmaller-zinciri-nufusta-sag-gozuken-abisinin-20-yil-once-oldugunu-ogrendi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 13:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/06/agency/iha/istanbulda-akil-almaz-ihmaller-zinciri-nufusta-sag-gozuken-abisinin-20-yil-once-oldugunu-ogrendi.jpg" type="image/jpeg" length="75158"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bursa'da çılgın çaydanlık sergisi]]></title>
      <link>https://www.sayfa16.com/bursada-cilgin-caydanlik-sergisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sayfa16.com/bursada-cilgin-caydanlik-sergisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik'te yapılan çılgın çaydanlık sergisi gündelik bir nesnenin sanat aracılığıyla nasıl yeni anlamlar kazanabileceğini ortaya koydu. Serginin ilk etabının açılışı Seramik Sır iş birliğiyle Bilecik'te gerçekleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify">Bir firmanın 10. yılı kapsamında hazırlanan 'Bu Çaydanlıklar Çıldırmış Olmalı!' çaydanlık sergisi gündelik yaşamın en tanıdık nesnelerinden birini sanatın düşünce alanına taşıyan kolektif bir buluşma niteliği taşıyor. Sanatın ve düşüncenin sınırlarını zorlayan 63 eserin yer aldığı sergide, sanat dostlarının ve profesyonel üretim yapan seramik sanatçılarının yanı sıra Onur Sanatçısı Güngör Güner ile Anadolu ve Hacettepe Üniversitelerinden akademisyenlerin ve çok sayıda sanatçının eseri sanatseverlerle buluştu.</p>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W722454 03" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w722454-03.jpg" width="1200" /></p>

<p style="text-align:justify">Sanat Merkezi sahibi seramik sanatçısı Aysun Çölbayır, çılgın sergi ile ilgili olarak; 'Bazı nesneler vardır; gündelik hayatın içinde o kadar sıradan görünür ki taşıdıkları hikayeleri çoğu zaman fark etmeyiz. Çaydanlık da onlardan biridir. Oysa kaynayan suyun ve yükselen buharın içinde, paylaşılan zamanların sessiz tanıkları saklıdır. Bir çaydanlığın kaynaması çoğu zaman yalnızca çayın demleneceği değil aynı zamanda bir sohbetin başlayacağını da haber verir. Mutfaktan yükselen o buhar; bazen dostlukların, bazen hatıraların, bazen de paylaşılan sessizliklerin habercisidir. Bu yüzden çay, bu coğrafyada yalnızca bir içecek değil hayatın ritmine eşlik eden güçlü bir kültürel bağdır.</p>

<p style="text-align:justify">Çaydanlık formu, bu sergide alışılmış işlevinin ötesine geçerek sanatın ve hayal gücünün alanına taşınmaktadır. Pek çok seramik sanatçısının çaydanlıklardan esinlenerek oluşturduğu heykelsi formlar, gündelik bir nesnenin sanat aracılığıyla nasıl yeni anlamlar kazanabileceğini ortaya koymaktadır. Bu sergi, gündelik olan ile sanatsal olan arasındaki sınırları yeniden düşünmeye davet ediyor. Çünkü bazen en güçlü hikayeler, sessizce kaynayan bir çaydanlığın buharından yükselir.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><img alt="A W722454 02" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://sayfa16com.teimg.com/sayfa16-com/uploads/2026/06/a-w722454-02.jpg" width="1200" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM</category>
      <guid>https://www.sayfa16.com/bursada-cilgin-caydanlik-sergisi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sayfa16com.teimg.com/crop/1280x720/sayfa16-com/uploads/2026/06/agency/iha/bursada-cilgin-caydanlik-sergisi.jpg" type="image/jpeg" length="86802"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
