SAMSUN

Çağın trend bağımlılığı: 'Sanal kumar'

'Sağlıklı Yaşam, Güçlü Toplum, Güvenli Gelecek' panelinde madde bağımlılığının yanı sıra sanal bağımlılıklar da ele alındı. Panelde söz alan uzmanlar, hem uyuşturucu madde kullanımı konusunda hem de teknolojinin yanlış kullanımı alanında uyarılarda bulundu.

Abone Ol

Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), SAMÜ, Yeşilay Samsun Şubesi, Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Samsun Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde ve Atakum Rehberlik ve Araştırma Merkezi yürütücülüğünde Samsun Müzesi Konferans Salonu'nda 'Sağlıklı Yaşam, Güçlü Toplum, Güvenli Gelecek Paneli' düzenlendi. Panel öncesi açılış konuşmasını yapan Samsun İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İrfan Yetik, programın öneminden bahsetti.

Bağımlılıktan uzak nesiller yetiştirmeyi hedeflediklerini dile getiren İrfan Yetik, 'Samsun İl Millî Eğitim Müdürlüğü olarak özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin bağımlılıklardan uzak, sağlıklı, bilinçli ve güçlü bireyler olarak yetişmeleri adına çeşitli çalışmalar yürütmekteyiz. Günümüzde bağımlılık, yalnızca bireysel değil, toplumsal yönleriyle de ele alınması gereken önemli bir mesele hâline gelmiştir. Özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden sağlıklı bireyler olarak yetişmeleri, güçlü bir toplumun inşası açısından büyük önem taşımaktadır. Bizler eğitim camiası olarak öğrencilerimizin sadece akademik başarılarıyla değil, değerleriyle, yaşam becerileriyle ve sağlıklı karar alma süreçleriyle de gelişmelerini önemsiyoruz." dedi.

'Bağımlılık irade meselesi değil, beyin hastalığıdır'

İrade meselesi olarak görülen bağımlılığın aslında bir beyin hastalığı olduğuna değinen OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi ve OMÜ Bağımlılıkla Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, 'Bağımlılıkla mücadele konusu son zamanda büyük önem kazandı. Bağımlılık kavramını iyi tanımlayabilirsek, neyle mücadele edeceğimizi bilirsek ona göre alınacak önlemler de önem kazanıyor. Bağımlılığın bir beyin hastalığı olduğu hâlâ toplum tarafından kabul edilmiş değil. Hâlâ bir irade meselesi olarak görülüyor. Bunu bir beyin hastalığı olarak kabul ederek, gençlere bu yolculuğun çok tehlikeli bir yolculuk olduğunu, buraya girişin kolay, çıkışın çok zor olduğunu söylemek gerekiyor. Arkadaş çevresi, çevrenin yanlış yönlendirmesi, yanlış mekân ve ortamlarda bulunmaları, 'Bir kereden bir şey olmaz' düşüncesi ile maddeyi kullanma eğiliminde bulunabiliyorlar. Yaptığımız çalışmalarla bir kereden çok şeyin olacağını, madde bağımlılığının beyin hastalığı olmasının yanı sıra iyileşmeyen kronik bir hastalık olduğunu gençlerimize ve topluma anlatmaya çalışıyoruz. Bu sorun sadece bağımlıyı ilgilendirmiyor. Aileyi ve toplumu da ilgilendirdiğinden bir halk sağlığı sorunu olarak karşımıza çıkıyor. Tabiri caizse bulaşıcı hastalık gibi tüm topluma gençler arasından yayılarak devam ediyor. O nedenle bağımlılık karşıtı çalışmaların çok kıymetli olduğunu düşünüyorum' diye konuştu.

'Çocuklarımızı maddeden korurken, teknoloji bağımlısı hâline getirebiliyoruz'

Çocuk ve gençleri sadece madde bağımlılığından korumanın yetmeyeceğini, teknoloji bağımlılığı konusunda da toplum ve ailenin bilinçlenmesi gerektiğine değinen Dr. Öğr. Üyesi Alaattin Altın, 'Bağımlılıkla mücadele ilk olarak madde bağımlılığı göz önünde bulundurularak başlatıldı. Geldiğimiz noktada teknoloji bağımlılığı da büyük risk oluşturuyor. Teknoloji bağımlılığını pandemiden sonra çok fazla hissetmeye başladık. İnsanlar evlere kapanarak teknolojiye daha fazla yöneldiler. Teknoloji bağımlılığının ardından da bunlar birbirini etkileyerek devam ediyor. 'Kumar bağımlılığı', 'sanal kumar bağımlılığı' çok fazla gündeme geldi. O nedenle dopamin salınım sistemini bozan davranışsal bağımlılıklar, madde kullanımı gibi konuların üzerinde temelde durmamız gerekiyor. Çocuklarımızı maddeden korurken, teknoloji bağımlısı hâline getirebiliyoruz. Ailelerimizin de teknolojinin bilinçli kullanımıyla alakalı bilgi sahibi olması gerekiyor. Çocuklar hangi web sayfasına giriyor, hangi oyunları oynuyor bunları kontrol edemediğimizde maalesef sosyal medya bağımlılığı, kumar bağımlılığı, oyun bağımlılığı gibi çok çeşitli bağımlılık varyasyonları ortaya çıkıyor. Son dönemde teknoloji bağımlılığı da artarak devam eden bir bağımlılık türü. O nedenle aile ve çocukların bu konuda bilinçlenmesi için çalışmalar yapmaya gayret ediyoruz' şeklinde konuştu.

'Kumar cebimize kadar girdi'

Yeşilay'a son dönemde en çok gelen danışanların kumar bağımlılığından kurtulma konusunda başvurduğunu ifade eden Yeşilay Samsun Şube Başkanı Emre Güneş ise 'Yeşilay olarak bağımlılıkla mücadele kapsamında çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Çağımızda insanlar her şeye bağımlı olabiliyor. Davranışsal bağımlılık diye yeni kavramlar girdi. İnternet, sosyal medya, oyun, kumar bağımlılığı ve davranışlar sonucunda kontrolümüzü kaybettiğimiz zaman her duruma bağımlı olabiliyoruz. Bu noktada çocukları bağımlılıklardan korumak için öğretmenlerimizle çalışmalar yapıyoruz. Çocukların bağımlılıklardan kurtulması için eğitsel, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunması lazım. Çocuklar kendilerini eğitecek faaliyetler yürüttüğü sürece bağımlılıklardan da uzak duracaklardır. Bu çerçevede önleyici hizmetlerimizi her alana yayıyoruz. Son dönemde bizlere en çok kumar bağımlılığından kurtulma konusunda başvurular oldu. Teknoloji bağımlılığı da bunu tetikledi. Şu anda herkes cep telefonlarından kumar oynayabiliyor. Kumar cebimize kadar girdi. Bilinçsiz internet kullanımı, sosyal medya kullanımı insanları kumar bağımlılığına doğru itebiliyor. İzlenilen reklam ve filmler bazı yaş gruplarını kumara yönlendirebiliyor. YEDAM'a en çok kumar bağımlılığı başvurusu alıyoruz. Yeşilay'da kumar bağımlılığına karşı faaliyetler de yürütüyoruz. Uzmanlarımız psikoterapi desteği sağlıyor. Sosyal rehabilitasyonları sağlama noktasında çalışmalar yürütüyoruz. Uzmanlarımız bu konularda da kendilerini oldukça geliştirdi. Böyle konularda sıkıntıları olan vatandaşlarımız da Yeşilay'a her zaman başvurabilirler' ifadelerini kullandı.