5 Eylül 2025'de Elazığ Çaydaçıra Mahallesi'nde bulunan bir sitede Başkomiser M.K., öğle vakti evine geldi. M.K., içeride Orhan Ö.(44) ile karşılaştı. Çıkan kavga sonucunda başkomiser, belindeki silahla defalarca ateş etti. Kurşunların hedefi olan Orhan Ö. olay yerinde hayatını kaybederken, Başkomiser M.K. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Elazığ 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın karar duruşması görüldü. Duruşmada, tutuklu sanık M.K. ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.

M.K. ifadesinde, 'Maktulle evimin içerisinde karşılaştığım an itibariyle maktul kapı arkasında saklanmış bir şekilde bıçağı bana saplamaya kalktı. Ben ilk etapta mani oldum. Boğuşma sırasında ikimizde yaralandık. Bunlar doktor raporunda mevcuttur. Maktulün otopsi raporunda ateşli silah yaralanmaların dışında boynunu sıkmamdan dolayı oluşan raporlar var. Maktul olay öncesinde bıçak alarak saklanması ve yazışmalarındaki 'M.K. eve gelirse umurumda değil artık. Tanışmak zorunda kalırız, kendisi bilir' sözleri maktulün yapmış olduğu bıçaklı saldırıyı düşünce bakımından önemlidir. Maktul gayriahlaki birliktelik içerisindedir. Deşifre olacağını anladığından itibaren de bıçaklı saldırı yaparak birlikteliğin ifşa olmamasını sağlamaya çalışmıştır. Maktulün benim evimde olması konut ihlalinin içinde bulunduğu suçtan dolayı bıçaklı saldırı yaparak kurtulmayı denemiştir. Maktulün evli ve 3 çocuk babası olması, ilişkilerinin öğrenilmesi durumunda hem evinden hem de işinden olması saklanıp bıçaklı saldırı yapmasını sağladı Olay anında da maktul 'seni geberteceğim' sözleri söyledi' diye konuştu.

Bursa'da para üstü kavgasında market savaş alanına döndü
Bursa'da para üstü kavgasında market savaş alanına döndü
İçeriği Görüntüle

'Maktulü öldürmek için ateş etmedim'

Maktulün saldırısının biter bitmez ateş etmeyi bıraktığını aktaran M.K., 'İsteseydim silahta kalan mermileri de sıkardım ama ben öyle bir şey yapmadım. Maktulü öldürmek için ateş etmedim. Otopsi raporlarında da görüldüğü gibi tek bir yere ateş etmemişim. Vücudunun alt kısmından ateş etmeye başlamışım. Olay esnasında kullandığım silah yarı otomatik bir tabancadır. Bir defa doldurunca mermi bitene kadar sıkabiliyorsun. Olay esnasında birden fazla dolduruş yapmam için silahın bozuk veya mermilerin patlamamış olması gerekiyor. Olayda fişekler patladı birden fazla dolduruş yapmadığım ortadadır. Olay sonlandıktan sonra dahi üzerimdeki korkuyu atamadım. Benim yaşanan olaydaki kastım kesinlikle öldürmek değildi. Olay anında bıçağın bana yöneltilmiş olmasından dolayı müdahale etmek zorunda kaldım. Kastım kesinlikle öldürmek değil, hayatıma yönelik saldırıyı bertaraf etmekti. Maktulün saldırısını anlar anlamaz atışlarıma son vermiş olmam da öldürme kastımın olmadığını ortaya koymuştur' şeklinde konuştu.

'Kanunların beni korumasına muhtacım'

M.K., 'Olayın ardından kolluk görevlilerine durumu bildirdim. Olay yerini terk etmedim veya kaçmadım. Konunun ölümle sonuçlanması beni üzmüştür. Böyle bir konunun yaşanmasını dahi istemezdim. Evimde ansızın beklemediğim bir anda bir saldırıya maruz kaldım. Çocuğumdan, işimden ve özgürlüğümden uzak kaldım. Ömrüm boyunca kanunlara uyan örf ve adetlere bağlı olarak yaşamaya çalıştım. Bunlara rağmen bela beni evimde buldu. Kanunların beni korumasına muhtacım ve mağduriyetime inanılmasını arz ederim.' ifadelerini kullandı.

İfadelerinin ardından mahkeme heyeti sanığa, iyi hal ve üst halden haksız tahrik indirimi uygulayarak 10 yıl 2 ay hapis cezası verdi.

Kaynak: İHA