Takvim'den Ufuk Özcan, rezidans dairesinde oğlak besleyen ünlü bir  iş insanının gürültü sebebiyle komşularıyla yaşadığı problemi şu sözlerle yazdı:

Dünyanın en çok hayvan besleyen ülkelerinden biri olarak gurur duymamak elde değil... Neredeyse üç evden birinde kedi, köpek, kuş, balık ve maymun gibi yazamayacağım onlarca hayvanı besliyoruz. Bu durum dünya ortalamasına vurulduğunda ülke olarak en üst sıralardayız diyebilirim. Ama geçen gün öyle bir şey öğrendim ki; ben bile şaşırdım! Çok ünlü bir iş insanımız oturduğu eve beslemek üzere oğlak getirmiş. Tabii çok popüler bir rezidansta oturan bu iş insanı oğlağı güvenlik kulübesinden geçirirken büyük bir sorun yaşamış. Rezidansta kedi beslemek serbestmiş ama köpek beslemek yasakmış. Tabii minik poodle ya da Pomeranianlar hariç...

Adana'da Yüzme Bilmeyeni Boğulmasın Diye Dövüyorlar! Adana'da Yüzme Bilmeyeni Boğulmasın Diye Dövüyorlar!

FIKRA GİBİ OLAY!
Ama oğlak konusunda güvenlik prosedürü bulamayınca bu çok ünlü iş insanı oğlağı evine götürmüş ve beslemeye başlamış. Tabii biliyorsunuz Keçi'nin yavrusuna Oğlak denir. Ve büyüdükçe de sesleri çıkmaya başlar. Bu seslerden dolayı komşuları devamlı rahatsız olunca rezidans yönetimi de olaya el atmış. İş insanı ile komşular arasında olaylar büyünce bu çok ünlü iş insanımız oturduğu kattaki diğer daireyi, alt kattaki 4 daireyi de komşularından satın almış. Yani kazanan oğlak olmuş... Tam bir Türkiye fıkrası gibi değil mi? Ama yaşanan ve gerçek bir olay...

Editör: Meryem TORUN