HABER MERKEZİ / SAYFA16
Türkiye'nin en karanlık, en hareketli, en kaotik ve en çok faili meçhul cinayetin işlendiği yıllar olarak hafızalara geçen 90'lar, Türkiye tarihinin unutulmaz olaylarından birine daha aşhitlik yaptı.
3 Kasım 1996'da saat 19.25 sularında Balıkesir-Bursa kara yolunda Susurluk ilçesinin Çatalceviz mevkiinde meydana gelen kazada 3 kişi hayatını kaybetmişti. Üzerinde Mehmet Özbay adına düzenlenmiş bir nüfus cüzdanı bulunan Abdullah Çatlı, sevgilisi Gonc Us, Eski Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ ve DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak'ın yer aldığı araba, benzin istasyonundan yola çıkan bir kamyona çarptı.

Bu esrarengiz kazadan yaralı olarak kurtulan tek isim DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak oldu. Devlet, polis, mafya ilişkilerinin ortaya çıkmasıyla ortaya çıkan skandal olay, Türkiye tarihine damga vurdu. Adına kitaplar yazıldı, filmler belgeseller çekildi. Aradan 26 yıl geçmesine rağmen hala konuşulmaya devam ediyor ve Türkiye Cumhuriyeti döneminin en önemli skandalları arasında yer alıyor.
ABDULLAH ÇATLI KİMDİR?
Kazada ölen ve en çok konuşulan isim Abdullah Çatlı oldu. Çatlı, 1977 yılında Ülkü Ocakları İl Başkan olarak tanındı ve 1978’te de Ülkücü Gençlik Derneği Genel Başkan Yardımcılığı’na seçildi. Çok sayıda siyasi cinayet, kahve taranması, bombalama ve hapisten insan kaçırma olayının düzenleyicisi olmakla suçlandı. Çatlı, 3 Kasım 1996’da Balıkesir’in Susurluk ilçesi yakınlarında geçirdiği trafik kazasında öldü. İddialara göre üstünde Mehmet Özbay adına düzenlenmiş sahte kimlikler, yeşil pasaport, ruhsatsız silah ve ceket cebinde bir miktar kokain bulundu. Yapılan otopside kanında kokain maddesine rastlandı. 5 Kasım 1996’da Nevşehir’de yapılan cenaze törenine, kalabalık bir topluluk katıldı. Türk bayrağına sarılı tabutu, Necdet Ersan Mezarlığına defnedildi.

KAZANIN ARDINDAN
Kazanın ardından kamuoyu, devlet-mafya-polis üçgeninde yasa dışı ilişkilerin ortaya çıkartılmasını talep etti. Sürekli Aydınlık İçin Bir Dakika Karanlık ismi verilen sivil toplum eylemleriyle ve medyanın desteği ile üstü örtülen ilişkilerin ve faaliyetlerin açıklanması talep edildi. Susurluk olayıyla ilgili olarak MİT'e Susurluk Raporu hazırlatılmış ve bu rapor gazetelere yansıtılmıştır. Bu raporda yanlış ve ilgisiz konular sıralanmış, kamuoyu tarafından Susurluk olayının kapatılması için yazıldığı günün gazetelerinde konuşulmuştur. Ardından Başbakan Mesut Yılmaz, Başbakanlık Müsteşarı Kutlu Savaş'a yeni Susurluk Raporu hazırlattırmıştır. Son olarak TBMM Susurluk Komisyonu Raporu hazırlanmış, TBMM tarafından görevlendirilen Mehmet Elkatmış başkanlığında, CHP'den de Fikri Sağlar'ın katıldığı üçüncü bir rapor hazırlamıştır.




