HABER MERKEZİ / SAYFA16

İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in, kızı H.K.G.'yi 6 yaşında evlendirdiği ve cinsel istismara uğramasına göz yumduğu iddiası Türkiye'de büyük ses getirdi.

Sosyal medyadan, sivil toplum kuruluşlarının basın açıklamalarından ve siyasilerin açıklamalarında büyük tepki vardı.

NELER OLMUŞTU?

Gazeteci Timur Soykan 3 Aralık'ta ortaya ülkeyi ayağa kaldıran bir iddia attı. Haberde, "İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in kızı H.K.G. babasının kendisini 6 yaşındayken müridiyle imam nikahıyla ‘evlendirdiğini’, çocukluğu boyunca her gün cinsel istismara uğradığını anlatarak şikâyetçi oldu. 6 yaşındayken 29 yaşındaki bir müritle imam nikahı kıyılan H.K.G. ifadesinde cinsel istismarın kendisine bir oyun gibi gösterildiğini anlatıyor. 2012 yılında ise H.K.G.’nin cinsel istismarına yönelik soruşturmayı gizli ellerin örttüğü anlaşılıyor." ifadeleri kullanılmıştı.

VAKIF OLAYI REDDETTİ

Haber, Türkiye'de bomba etkisi yarattı. Haberin ardından Gümüşel’in kurucusu olduğu Hiranur Vakfı’nın sitesindeki ‘tarihçe’ve diğer birçok bölümden Yusuf Ziya Gümüşel'in ismi ile siyasilerle olan fotoğraflar silindi.

Vakıf daha sonra bir açıklama yayınladı ve olayı reddetti. Vakfın açıklaması şöyleydi: “BirGün gazetesinde vakfımızın ismi zikredilerek verilen haberin içeriğinde yer alan ve mahkemelere intikal etmiş konu ile kurumsal olarak hiçbir ilgimiz bulunmamaktadır. Süreci devam eden bir davanın iddianamesinde yer alan suçlamalar dava sonuçlanmadan sadece iddiadan ibarettir. Vakıf yönetimi olarak dava sürecini takip edeceğiz."

BU KEZ BELGELER KONUŞTU

Daha sonra Timur Soykan yeni bir haberle gündemi bir kez daha sarstı. Olayla ilgili ikinci haberde bu kez, 6 yaşında evlendirilen H.K.G.’nin çocukken imam nikahı kıyıldığının kanıtı olarak savcılığa verdiği fotoğrafları yayınladı. Bunun ardından sadece sosyal medyada olan tepkiler, siyasilere sıçramaya başladı. Yerel yöneticiler, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri bir bir açıklama yapmaya ve devletin konuya müdahil olması gerektiğini söylemeye başladı.

BAKANLIK'TAN İLK AÇIKLAMA

7 Aralık'ta Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'ndan sonra açıklama geldi. Bakanlık açıklamasında, "Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak tarafımızdan, İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'Çocuğun nitelikli cinsel istismarı' iddiasıyla açılan davaya müdahil olunmuştur. Bakanlığımızca süreç yakından takip edilerek, bundan önce olduğu gibi ilerleyen dönemde de mağdura her türlü hukuksal destek verilecektir" dedi.

Aynı gün AK Parti adına ilk açıklama AK Parti sözcüsü Ömer Çelik'ten geldi. Çelik, "Basın yayın organlarında bir çocuğun 6 yaşındayken cinsel istismara maruz kaldığı yönündeki haberleri çok yakından takip ediyoruz. Çocukların istismarını lanetliyoruz. Çocukların istismar edilmesi asla affedilmeyecek lanetli bir suçtur" ifadelerini kullandı.

KONU MECLİS GÜNDEMİNDE

Konu, Mecliste devam eden bütçe görüşmelerine de sıçradı ve her partiden temsilciler konuyla ilgili konuşmalar yaptı.

Kişisel Twitter hesabından paylaşımda bulunan TBMM Başkanı Mustafa Şentop ise, “Çocuk istismarı asla kabul edilemez, affedilemez; faili kim olursa olsun. Bir evladımızın 6 yaşında istismara maruz kaldığı yönündeki bilgiler, vicdanları derinden sarsmıştır. Olay yargıya intikal etmiş, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da davaya müdahil olmuştur. Olayın tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması ve sorumluların en ağır cezaları alması için sürecin takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.

Son açıklama 8 Aralık saat 15.00 itibariyle Vakıfların bağlı olduğu Kültür Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'dan geldi. Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçe görüşmelerinde konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Kültür Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, olayı kınayarak, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün görevlendirdiği müfettişlerin göreve başladığını söyledi.

SON AÇIKLAMA DİYANET'TEN

Konuyla ilgili son açıklama 16.45 sularında Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan geldi. Açıklamada "Son günlerde kamuoyunu meşgul eden ve medya organlarının gündemine giren kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi hususunda devletimizin ilgili kurumlarının konuyu hassasiyetle takip ettiklerine ve adaletin tecelli edeceğine inancımız tamdır. Ancak konunun yüce dinimiz İslam ile bağdaştırılarak Müslümanların itham edildiği bir sürece dönüştürülmesi son derece rahatsız edicidir. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak bir defa daha ısrarla belirtmek isteriz ki, İslam’a göre, bireylerin hem fiziksel hem de ruhsal olgunluğa erişmeden, aile kurmanın anlam ve sorumluluğunu idrak edecek rüşt yaşına gelmeden evlendirilmeleri söz konusu olamaz" ifadeleri kullanıldı.

Konuyla ilgili önümüzdeki günlerde daha çok gelişme olacağı görülüyor.