Balıkesir'in Erdek ilçesindeki Kapıdağ Yarımadası'nda kamp yaptığı sırada erkek arkadaşıyla yaşadığı tartışmanın ardından araçla bölgeden ayrıldığı öne sürülen Elif Kumal'dan (34) 6 gündür haber alınamıyor. AFAD'ın koordinesinde yürütülen çalışmalara jandarma, emniyet, sahil güvenlik, belediye ekipleri ve gönüllü kuruluşların da yer aldığı ekipler karadan, havadan ve denizden destek vererek arama faaliyetlerini sürdürüyor.
Eşi İbrahim Kumal ile birlikte Konya’dan gelerek arama çalışmalarını yerinde takip ettiklerini kaydeden Fatma Kumal, “6 gün kısa bir süre değil. Her kayıp bulunuyor, Elif’in arabası bile yok, bulunamadı. Elif’i öldürüp, bir çukura atıp, gömdüler, üstünü kapattılar diyelim, koca arabayı ne yaptılar” ifadelerini kullandı.
Elif Kumal’ın yengesi Fatma Kumal, “Hiçbir iz yok, sıfır iz. Görgü tanığı bile bulamıyoruz. İnsanlar korkuyor mu, çekiniyor mu bilmiyoruz. 6’ncı gün artık bir insanın yaşama olanağının sıfır olduğu, cesedin bozulabileceği, ceset varsa ortada. Umarım ki kaçırmıştır, bir yere saklamıştır. Çıkarsın. diye konuştu.
"Saç teli bile yok"
Endişelerinin her geçen dakika arttığını belirten Fatma Kumal, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Halkımızdan destek, yardım bekliyoruz. Suçlu durumdaki kişi salınmış vaziyette, yanındaki kişi de aynı şekilde. Kardeşimiz onların yanından kayboldu. Nereye sakladılar, bu araba nerede, Elif nerede? Bir an önce bize bulun getirin. İnsanlar böyle suçluyken, elini kolunu sallayıp dolaşsın istemiyorum. Cezaları neyse çeksinler. Sadece Elif’in, arabanın ortadan yok oluşu değil, darp edilişi de mevcut. 6 gündür en ufak bir iz, saç teli bile yok. Koca araba yok. Bizim kızımız yok.”
"CİNAYET OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUZ"
Elif’in ağabeyi İbrahim Kumal ise “6 gündür hiçbir iz, en ufacık bir haber bile yok. Artık basit bir kayıp vakası değil. Biz cinayet olduğunu düşünüyoruz. Organize bir iş olduğunu düşünüyoruz.” dedi.
Öte yandan Bandırma’da annesi ile birlikte yaşayan Elif Kumal’ın bir ağabeyinin olduğu ve 2 yaşındayken, polis memuru olan babası Mustafa Kumal’ı kaybettiği öğrenildi.
"SERBEST BIRAKILAN ÇOCUK NEDEN YANIMIZDA DEĞİL"
Olay yerine gelen aile yakınları Nazmiye ve Osman Kavakderesi, "Dün akşam karda kışta yola çıktık, İstanbul'dan geldik, buradayız. Aile dostuyuz. Kaybolduğunu duyduğumdan bu yana dört-beş gün geçtiği halde hâlâ bulunamadığını öğrendim ve onların yanında olmam gerektiğini düşündüm. Uzun zamandır bu aileyle beraberdik. O çocukların büyüdüğünü gördüm, okuduğunu gördüm. Ders çalıştırdık, günlerce çok güzel şeyler paylaştık. İyi bir ailenin çocuğu. Annesi hem annelik yaptı hem babalık yaptı. Bu çocukların okuması için ellerinden geleni yaptılar.
Peki bu serbest bırakılan çocuğun şu anda yanımızda olması gerekmez miydi? Çıkar çıkmaz abisinin, yengesinin yanında olması gerekmez miydi? Madem sevgisi vardı, nerede bu çocuk? Neden bırakıldı? Neye dayanarak bırakıldı? Bu kızın kaybolmasına neden olan kişi o. Sürekli darp edildiğini duydum, buna da tahammül edemedim. Kimse kimsesiz değil. Vallahi dayanacak gücüm kalmadı. Dört-beş gündür evde ne uykumuz kaldı ne huzurumuz. Bizim gibi binlerce insanın da aynı duyguları yaşadığını biliyorum. Bu çocuğun burada olması gerektiğini düşünüyorum. Buraya gelmesi için ne gerekiyorsa yapılmasını istiyorum. Aileyi yalnız bırakmaması lazım. Üstelik bu çevreyi çok iyi bildiği, karış karış tanıdığı söyleniyor. Bulursa o bulur.
Köy halkından tanımadığımız insanlarla karşılaştık. Herkes konuşuyor. 'Bu çocuk buraları çok iyi bilir, karış karış gezer, bulursa o bulur' dediler. Madem öyle, nerede bu çocuk? Madem serbest kaldıysa nerede? Sevgilisi burada kayıp, peki kendisi nerede? Ya da kıza ne yaptı? Bir anne buna nasıl dayanır? Kızını büyütüp bir elin oğluna teslim edecek, hem darp edilecek hem kaybolacak, üstünden altı gün geçecek ve o çocuk dışarı çıkacak. Bu doğru bir şey mi sizce? Buna nasıl tahammül edilir? Bunu kabul edemiyorum. Yanlış mı konuşuyorum? O çocuk da bir anne evladı ama annesi nasıl bir evlat yetiştirdi? 'Git sevdiğin kızın ve ailesinin yanında dur' demesi gerekmez miydi? Onların da burada olması gerekmez miydi? Bu aileyi nasıl yalnız bırakırlar, anlamıyorum."





