İNCELEME: HAZAL GÜLEL

Yapay zekâ çok kısa bir süre içerisinde insan eli değmeden gerçekleşmesi mümkün görülmeyen işleri yapmaya başladı. Tüm bunları çok kısa zamanda o kadar iyi geliştiriyor ki artık yapay zekanın gelişiminin ne yönde gerçekleşeceğini ön görmek zorlaşıyor.

Yazılımcı, avukat, eğitmen ve benzeri mesleklerin yaptığı işleri yerine getirebilirken şimdi de yazılı bir metni videoya dönüştürebilme becerisine sahip. Yapay zekanın alt kategorisi olarak değerlendirebileceğimiz Sora bunun en güncel örneklerinden biridir. Sora aracılığı ile üretilen görüntüler yapay zekânın karşısında gerçekliği sorgulamamıza neden oluyor ve hayallerimizin yazıya dökülmüş hallerinin gerçekle birebir görüntülerini ortaya koyuyor. Bu sebeple Sora, verilerle beslenen bir fizik motoruna benzetiliyor.

OpenAı şirketinin 15 Şubat 2024’te duyurduğu yeni teknolojisi Sora, internette büyük yankı uyandırdı ve kısa süre zarfında Google’ın yeni yapay zekâ teknolojisi Gemini 1.5’in tüm haber değerini yitirmesine sebep oldu. Gemini 1.5 şimdiye kadarki ticari kullanıma açık yapay zekâ teknolojileri içerisinde en yüksek veri işleme gücüne sahip yapay zekâ modeli konumundaydı; ancak OpenAı, müthiş bir reklamcılık zamanlamasıyla ve yeni teknolojisiyle tüm odağı üzerine topladı.

Gerçekliğin dışa vurmuş hali: Murphy Kanunları! Gerçekliğin dışa vurmuş hali: Murphy Kanunları!

Peki Sora’nın en etkileyici özellikleri nelerdir? Sora'nın geniş yankılara neden olmasının altında yatan nedenler nedir?

Bu uygulama yazılı bir metni kusursuz düzeyde gerçeklik algısı yaratarak süresi bir dakikaya varan videolara çevirme özelliğine sahip. Daha önceden metinleri videoya çevirmeyi başararak video üreten Google Lumiere, Pika, Runway ve LeonardaAı gibi teknolojiler geliştirilmişti ancak hiçbiri Sora kadar dikkat çekmeyi başaramamıştı.

OpenAı şirketi bir ilki gerçekleştirerek, yapay zekâya “hareket halindeki fiziksel dünyayı anlamayı ve simüle etmeyi” öğretti. Sora teknolojisi basitçe ifade etmek gerekirse, diğerlerinden farklı olarak videoları veya görselleri piksellere ayrıştırılmış bir biçimde analiz ederek bir yığın şeklinde görebiliyor. Bu sayede uygulama tarafından üretilen videolar insan eliyle çekilmiş olanlardan ayırt edilemiyor. Sora fotoğrafları videoya dönüştürme özelliğine ilaveten videoları üst üste bindirerek, birleştirilmiş yenilikçi ve farklı içerikler ortaya çıkarabiliyor. Ayrıca şirket karmaşık sahnelere yanıt verebilecek gerçekliği oluşturabildiği ve cisimlerin gerçek dünyadaki boyutsal konumlarını anlayabildiğini ifade ediyor.

Yapay zekâ Sora, tarihsel olayları da kendi gerçekliği ile yeniden ortaya koyabiliyor, böylece yakın gelecekte tarihi yeniden yazabilmek mümkün olabilir. Sitesinde “Altına hücum dönemi California’sına ait bir tarihi görüntü” başlığıyla paylaştığı video, tarihselliği de oldukça net ve dönemine uygun olarak sunabildiğini göstermekte. Gerçek dünyadaki ışık ve yansıma oyunlarını çok başarılı şekilde ortaya koyabilmesinin yanı sıra, Sora’nın geliştirmeye açık noktalarının olduğunu kabul eden OpenAı, bazı kullanıcı taleplerini zaman zaman algılamakta zorlanacağı ve karışık videolar üretebileceğini duyurdu. Şirketin sitesinde bulunan videolarda özellikle eller ve gözlerde perspektif sorunları olabildiği görülmekte.

Sora’nın kullanımı henüz kamuya açık değil. OpenAı teknolojinin kullanımını öncelikli olarak görsel içerik üreticilerin kullanımı ile sınırlı tuttu. Bunun sebeplerinden biri oldukça gerçekçi videolarla yanlış bilgi, dezenformasyon ve nefret içeriklerini önlemek. Bu amaçla videolara C2PA standardında data eklenerek üreticinin videoda bir çeşit imzasının yer almasına imkân tanıyacak çalışmalar yapılmakta. Bu sayede videoları kimin ürettiği tespit edilebilecek. Sadece tespit etmek yeterli değildir ayrıca istenmeyen durumlar karşısında kişilerin haklarını koruyacak yasal düzenlemelere de ihtiyaç var.

YAPAY ZEKA VE YASAL DÜZENLEMER SORUNSALI

Yasal düzenlemelerle ilgili olarak yapay zekâ firmalarıyla yaşanan sorunlar var. Bunlara güncel örnekler verirsek örneğin; The New York Times gazetesi yakın zamanda OpenAı şirketine dava açarak, “verilerinizi beslerken bizim haberlerimizi ve verilerimizi kullanmaktasınız” suçlamasında bulundu. OpenAı şirketinin yapay zekâ teknolojisi ChatGbt’nin insanların çalışmaları üzerinden ve yüklenen veriler üzerinden kaynak göstermeden hafızasına kaydettiği bunları kendi çalışmalarında veri olarak kullandığı bilinmekte. Bu durumda yasa koyucuların hak ihlallerinin önüne geçmek için ivedilikle önlem almalarının ne denli gerekli olduğu ortaya çıkıyor; ancak öncelikle yasa koyucuların teknolojik yeniliklerin takibini sağlamak için istekli olması gerekmekte. Halkın ve yasa koyucuların gelişen yeni teknolojilerle ilgili bilgilendirilerek kamu bilincinin oluşturulması artık kaçınılmaz bir durum, çünkü tüm bu gelişmeler hızla yaşamımızın parçasına dönüşmekte.

Sona yaklaşırken ifade etmek gerekirse dünyanın fiziksel yasalarını anlayan, yorumlayan ve simüle edebilen Sora, gelişen teknolojilerin boyutunu ortaya koyarak bizlere en üst seviye gelişmiş genel yapay zekâya ulaşmaya ne kadar yaklaştığımızı göstermekte. Her gün yeni bir teknolojik gelişmeyle karşılaştığımız 21. Yüzyılda, Sora, yapay zekâ çağı için önemli bir kilometre taşı konumunda yerini aldı. Artık bu gelişmeler değişen dünyanın birer resmi ya da göstergesi olarak yorumlanabilir. Birçok meslek dalı ve iş sahası, yerini yapay zekâ teknolojisine bırakacağı ön görülebilir.

Sanayi devriminde yaşanan hadiseler bu öngörülerimizi destekler niteliktedir. Sanayi devrimi ile insanlar yavaş yavaş kentlerde yeni yaşamlar kurmaya, sanayi tesislerinde çalışmaya başladı. Bugelişmeler sadece mesleki alanlarda dönüşüm yaratmadı. Sosyal yaşamın, devlet anlayışlarının, hukuk ve hak düzeninin de yeniden düzenlenmesini zorunlu kıldı. Şu an yapay zekânın gelişimi de benzer şekilde ilerlemektedir. Birçok iş kolu geçerliliğini yitirmekte, yeni çalışma düzenleri yaygınlık kazanmakta ve tüm toplumsal yaşamda çok yönlü etkilere neden olmaktadır.

Bu durumda biz araştırma alanımız gereği şu soruyu sormayı zorunluluk addetmekteyiz: Tüm bu gelişmelerin hukuksal ayağı nasıl olmalıdır? Yasa yapıcılar bu teknolojiyi ne düzeyde takip etmekte ya da bu teknoloji üzerine çalışmalar yürüten araştırmacılardan destek almayı planlamakta mı?

Editör: Cüneyt ALKIŞ