Herkese merhabalar…

Bu yazımda başlıktan da anlaşılabileceği gibi elektrikli araçların doğaya yararından ziyade, şehirlere vereceği zarardan bahsetmek istiyorum.

Genel anlamda elektrikli araçların çevreci olduğu söylemine katılmamakla birlikte egzoz emisyon olarak çevreci denebilir, burada herkesle hemfikiriz. Fakat işin elektriği üretim aşamasında çevreyi nasıl kirlettiğine, ilk yazımda değinmiştim.

Bugün bunların hiçbirinden bahsetmeyeceğim, bugün bir senaryo oluşturmak istiyorum.

Misal, yollarda gezen araçların % 50'si elektrikli olsun, kulağa çok güzel geliyor değil mi?

Fakat;

Şarj istasyonlarında şarj sırası bekleyen onlarca araç ortalama 15 dakikada 1 araç değişse yüzlerce dakika sadece şarj etmek için bekleyeceğiz. Buna karşı denilebilir ki şarj istasyonları çoğalacak.

Evet şarj istasyonları çoğalacak, çoğalması da gerekiyor fakat bir istasyonun altyapısında kullanılan elektrik hatları kabloları o kadar önemli ki... Yüksek akım yüksek voltaj ve bunların kablolanması kolay gelebilir fakat işin aslı hiç de öyle değil.

Avrupa'nın birçok şehrinde altyapı yetersizliği nedeniyle şarj için şehir dışında belli başlı bölgelere istasyon kasabaları kurmaya çalışılıyor ve şehir içinde yüksek hızlı şarj istasyonlarına izin verilmiyor.

Şimdi ülkemize dönelim, şehir içlerinde binlerce yüksek hızlı şarj istasyonu kurulacak deniyor, hatta TOGG’un iştiraki olarak kurulan TRUGO’nun ülke genelinde 6000 istasyon kuracağı açıklandı. Peki gerçekten kurulabilir mi?

Türkiye'de elektrikli araçlar üretimi yapan bir markanın uluslararası satış direktörü ile bir ortamde denk gelmiş ve kısa bir sohbet etmiştik. Bu kısa sohbet esnasında şöyle bir cümle kurmuştu, “Yollarda kalan binlerce, on binlerce araç olacak ve en acısı da birçok şehir hızlı bir dönüşüm furyasına katılırsa, altyapı yetersizliği nedeniyle şehirlere elektrik sağlanamayacak, altyapı çökecektir."

Bununla alakalı Almanya'nın önüne gelen ve bizim de TOGG olarak iş ortaklarımız içinde bulunan bir marka tabiri caizse çok çılgın projeler üstünde çalışıyor şarj konusunda.

Elektrikli araçların yayılması ile birlikte şarj sorunlarını çözmek amacıyla kablosuz ve seyir halinde şarj sistemleri geliştirenin ve bu konuda ilk adım atanın sektör lideri olacağını düşünüyorum. Ama bu trafikte elektrik direklerinin ya da asfalttan sağlanabilecek bir şarj sistemi olamaz, çünkü oluşan manyetik alanın ölümcül sonuçlara yol açabileceği acı gerçeğini unutmamak lazım.

Son olarak elektrik tahrikli motorların çok güzel bir kullanım ve seyir keyfi sunduğunu kabul etmekle birlikte acele ile atılmış adımların çok daha büyük sorunlara yol açacağı gerçeği değiştirmiyor...

TOGG ve daha birçok elektrikli araçları 10 yıl içinde trafikte çok daha fazla göreceğiz. Fakat birçoğunu seyir halinde değil de yolda kalmış şekilde göreceğiz gibi.